(743 S. K. m. 487)
Hazine ile Mustafa arasındaki vasiyetname iptali davasının yapılan muhakemesi sonunda, davanın reddine dair verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle; evrak okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
Vasiyetçinin yapmış olduğu sözlü vasiyet, tanıklar tarafından derhal hakime bildirilmesi suretiyle geçerli duruma getirilebilir. Tanıklar vakit geçirmeksizin birlikte hakime başvurup vasiyet edenin ehil olduğunu ve olağanüstü halin bulunduğunu bildirerek durumu tesbit ettirmeleri zorunludur (MK. m. 487). Olayda ölüm, 8.8.1985 gününde meydana gelmiş, tanıklar 15.8.1985 günü sulh mahkemesinde tutanak düzenlettirmişlerdir. Ölümden yedi gün sonra mahkemeye başvurulması, kanunda öngörülen (vakit geçirmeksizin) hükmü ile bağdaşmaz. Yani, mahkemeye başvurma süresi geçmiştir. Bu sebeple vasiyet geçerlik kazanmamıştır. Öyle ise vasiyetin iptaline karar verilmesi gerekirken isteğin reddi Usul ve Kanun'a aykırıdır.
Temyiz edilen kararın gösterilen sebeple BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy