(743 S. K. m. 291, 298, 312, 313)
Dava: Taraflar arasındaki vasi tayini davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Mahkeme, evlilik haricinde bir doğumdan haberdar olduğu veya böyle bir gebelik ana tarafından kendisine haber verildiği takdirde, çocuğun menfaatlerini ziyanet etmek üzere hemen bir kayyım tayin eder. Babalık davası bittiği veya ikamesi için muayyen müddeti geçtiği takdirde mahkeme çocuğun ana veya babanın velayeti altında bulunmasını faydalı görmezse kayyım yerine bir vasi nasbeyler (M.K.298) Babayı nisbeti babalık hükmü ile veya tanınmak suretiyle tedayyüh eden çocuk velayeti baba veya anaya verilebilir. (M.K.312) Mahkeme, doğrudan doğruya veya ananın talebi üzerine, çocuğun muayyen bir yaşına kadar ananın ve bu yaştan sonra babanın velayeti altında kalmasını emredebilir (M.K.313) Hakim düzenlemesine kadar ve ananın ve ne de babanın çocuk üzerinde velayet hakkı yoktur. Velayet askıdadır.
Hakim evlilik dışı doğumdan haberdar olunca resen tedbirler almakla görevli olduğu gibi yine resen velayetin kullanılmasını da düzenlemek zorundadır. Bu hükümler Devletin çocukları koruma görevinin (Anayasa 41) tabii bir sonucu olup kamu düzenine yöneliktir.
Vesayet altına alınan 20.1.1990 doğumlu Murat Şahin ölü babası Halil'in ailesi kütüğünde Halil oğlu olarak kayıtlıdır. Ancak babanın, ana Sevilay ile evliliğinin olmadığı, çocuğu dedesinin tanınması (M.K.291) üzerine bu şekilde yazıldığı anlaşılmaktadır. Şu halde yukarıda açıklanan kurallar çerçevesinde yetkili ve görevli Asliye Hakimi resen harekete geçmeli, çocuğun velayeti hakkında bir karar oluşturmalıdır. Çocuğun anası velayit altında bırakılması uygun görülmediği takdirde vesayet altına alınması gündeme geleceğinden, Asliye Hakiminin kararının bu dava için ön mesela olduğu gözetilmelidir.
Böyle olunca Sulh Hakimince yapılacak iş, olayı Asliye Hakimine ihbar edip hasıl olacak sonuca göre bir karar oluşturmaktan ibaret iken, davanın yorumunda hata sonucu velayetin annede olduğu kabul edilerek, isteğin reddi doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Davacının temyiz itirazının bu sebeple kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 23.12.1991 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy