(743 S. K. m. 459, 502)
Dava: Cemil ve Cengiz ile Müveddet Nurgül arasındaki mirastan iskatın iptali davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalılar tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
"Miras hakkından iskatın muteber olması için müteveffa tarafından iskatı amir olan tasarrufa sebebin beyan edilmiş olması lazımdır. Iskat edilen kimse tarafından itiraz vukuunda bu beyanın doğruluğunu ispat külfeti ıskattan müntefit olan mirascıya veya lehine vasiyet yapılan kimseye aittir. Bu beyine, ikame edilmemiş veya iskatın sebebi beyan olunmamış ise, mütevefaanın arzuları, ıskatın sebebi hakıknad aşikar bir hatanın neticesi olmadıkça, tasarruf nisabı miktarında infaz olunur" (MK. 459) Başka bir ifade ile murisin aşikar bir hataya dayanmayan isteği iskat edilen mirascının miras payını mahfuz hissesine indirilir. Böyle olunca iskatın iptali davası kademeli bir isteği kapsar. Öncelikle iskatın aşikar bir hatadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı araştırılır. Eğer bu hal yoksa ve davalı iskat sebebini ısbat edememişse o zaman mahfuz hisseli davacının mahfuz hisseninin baliğ olduğu miktarı alabilmesi için davaya tenkis davası (MK. 502) gibi devam edilmek lazımdır.
Muris vaseyetnamesinde ıskat sebebini açıklamıştır. Davalı ıskat sebebinin doğrulduğu yönünde bir delil getirmediği gibi, ıskatın müteveffanın aşikar bir hastasından kaynaklandığını kabule elverişli bir delil de yoktur. Bu yönler gözetilerek davanın tenkis davası şartalrında incelenip tasarrufun ne miktar için infaz edileceği, ne miktarda tenkisinin gerektiği belirlenmeden ıskatın iptali ile yetinmesi doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Davalının temyiz itirazlarının bu sebeple kabulü ile hükmün ("BOZULMASINA" ), 19.11.1992 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy