(Evlilik Bağına İlişkin Kararların Tanınmasına Dair Sözleşme m. 3) (743 S. K. m. 134, 150)
İshat Tunca ile Fatma Tunca arasındaki tenfiz davasının yapılan mahkemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
2675 sayılı Milletler arası özel ve usul hukuku hakkında Kanunun 13.maddesi uyarınca boşanma sebepleri ile hüküm eşlerin milli hukukuna tabidir. Diğer taraftan aynı kanunun 38/c maddesi uyarınca boşanma hükmünün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması da gerekmektedir. Bu kurallar Yabancı mahkemenin Türk kanunlar ihtilafı kurlarını uygulama zaruretini ortaya koymaktadır. 14.09.1975 günlü resmi gazetede yayımlanan 8 Eylül 1967 tarihli Evlilik bağına ilişkin kararların tanınmasına dair sözleşmenin 3.maddesi kararın dermeyen edildiği Devlet tarafından uygulanan Devletler özel hukuklarınca saptanan kanunda başka bir kanunu uygulayan yabancı bir kararın tanınması, ancak şu iki şartın varlığı halinde, reddedilebilir:
1- Her iki eş veya eşlerden yalnız biri bu devletin uyrukluğunda olup da, talebin reddini gerektiren bir karar bahis konusu ise,
2- Kararın dermeyan edildiği devletin, devletler Özel hukukunca saptanan kanunun uygulanması ile hasıl olacak neticeye aykırı bir sonuca varılmışsa hükmünü koymaktadır.
Tanınması istenen ilamda Hollanda kanunu uygulanarak hükme ulaşıldığı yazılıdır. Delil toplanmamış, Medeni Kanunun 150 şartları oluşmadığı gibi, aynı kanunun 134/3.maddesinde tarif edildiği üzere eşler arasında bir anlaşmada oluşmamıştır. Yukarıda açıklanan Türk Kanunlar ihtilafı kuralı uygulansa idi bu halde boşanma kararı ittihazı mümkün olmayacağından sözleşmenin getirdiği ret engeli de yoktur. İstemin reddi gerekirken Hollanda kraliyet mahkemesinin kendi kanununu uygulayarak, iki Türkün boşanmalarına dair ilamının tenfizine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Davalının temyiz itirazının kabulü ile açıklanan sebeple hükmün BOZULMASINA, 24.12.1992 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy