(743 S. K. m. 397, 404, 427, 428, 429, 430, 431, 581) (Türk Medeni Kanununun Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına Dair Tüzük m. 30, 31, 55, 56)
Dava:Taraflar arasındaki mümessillerin görevi hakkındaki davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Mirascılardan birinin talebi üzerine Hakim, taksimin icrasına kadar miras şirketine bir mümessil tayin edebilir. (M.K.md.581) Miras şirketine mümessil tayini talebi ölenin son ikametgahı Sulh hakimine yazıli veya şifahi bir beyanla olur. (velayet,vesayet, miras tüzüğü md.55) Talep üzerine hakim tarafından bütün mirascılar namına terekeyi veya muayyen malları idare etmek üzere tayin olunan mümessile hakim veya tayin edeceği memur huzuru ile yapılacak defter mucibince teslim olunur. Miras şirketi mümessili özel kayyım niteliğindedir. Mümessil idaresine tevdi olunan malların her üç ayda bir vesikaya dayalı hesabını mirascılara verir. Bir örneğini Sulh Hakimine tevdi eder ve şikayet halinde vasi hakkındaki hükümler dairesinde işlem yapılır. (nizamname 56) Vasi vesayeti altındaki kimsenin mallarını müdehbir bir müdür gibi idare eder. (M.K. 397) Temyiz kudretine haiz olan vesayet altındaki kimse ve herhangi bir alakadar vasinin tasarrufu aleyhine Sulh Mahkemesine şikayet edebilir.Sulh Mahkemesinin kararına karşı tebliğiden itibaren on gün içinde Asliye mahkesine itiraz edilebilir. (M.K. 404)
Vasinin malların idare tarzına dair tasarrufu aleyhine Sulh Hakimine şikayet edilebilir. Bu müracaat yanlış bir muamele ve hareketi değiştirme ve düzeltmeye matuf olup mesuliyet ve tazmin hususları ayrıca vasi aleyhine dava açmak suretiyle istenir. (Nizamname md.30) Sulh Hakiminin kararı aleyhine, tebliğden itibaren on gün içinde yazı ile denetim makamı olan Asliye Mahkemesine itiraz olunabilir. (Niz.md.31) Vasi mahkemeyi Asliye tarafından azil olunur. (M.K. md.427) Sulh hakimi ihtiyatı tedbir niteliğinde kararlar alır. (M.K: 428, 429, 430, 431)
Sulh mahkemesinin tedbir kararına Asliye Mahkemesinde itiraz olunabilir. Görüldüğü üzere Medeni Kanun miras şirketine mümessil tayin edilmesi hüküm altına almış isede, miras şirketi mümessillerinin göreve başlamaları, malların idaresinde nasıl bir yol izleyeceklerini sorumlluklarının ne olması gerektiği ve sair yönleri düzenlememiştir. İşaret edilen boşlukları ise nizamname hükümleri tamamlanmıştır. Nizamnamede vesayet hükümlerinin uygulanacağını göstermiştir.
Dosya kapsamına göre; Ş. Ç. vekilinin isteği üzerine miras bırakan A. D. terekesine A. K., S. F., A. T. miras şirketi mümessili tayin edilmiştir. Davacının 26.8.1991 tarihli dilekçe ile mümessillerin azlini istemesi üzerine Sulh mahkemesince ilk atanan miras şirketi mümessillerinin görevde alınmalarına yerlerine İ. K., Y. E. L. Ö. miras şirketi mümessilleri olarak görevlendirilmelerine önceki mümessillerin karar kesinleşinceye kadar görevlerine devamına dair 22.10.1991 günlü kararını vermiştir. İş bu karar mirascılardan Ş. Ç. vekilince 27.11.1991 günlü temyiz dilekçesi ile nedenleri gösterilmek suretiyle karar kesinleşinceye kadar önceki miras şirketi mümessillerinin görevlerine devam etme kararının yasaya aykırılıgı nedeniyle temyiz edilmiştir.
Bu işlemler devam ederken mirascı Ş. Ç. vekili 5.12.1991 tarihli dilekçe ile mirascılarına ait 43 nolu parsel hakkında ikinci Sulh Hukuk Mahkemesinde ortaklığın giderilmesi için açılan dava sonunda aynen taksime karar verildiğini ve kararın kesinleşip tapuda infaz edildiğini belirterek karar sonucu oluşan ve itiraz edilerek 62 parsel numarası ile payına düşen taşınmazın miras şirketi mümessillerine tesliminin yapılmasını istemiştir. Diğer mirascılar bu taşınmazlar için mümesillerin görevinin sona erdiğini, mümessillerde görevlerinin devam edip etmediği hakkında karar verilmesini istemişlerdir. Mahkeme taksim davasına konu olan taşınmazlar hakkında mümessillerin görevlerinin sona ermiş olmasına 43 parselle ilgili olarak hak sahiplerine teslimine teslimde muhtesatın A. D. S.'a ait olduğunu nazara alınmasına mirası yönetim sonucu elde edilen nemaların teslimine 5.12.1991 günü karar verilmiştir. Bu kararda mirascılar A. D. S., C. E., S. A. vekillerince taksim kararı, teslimi içermez. Taşınmaza zilyet olan kimsenin meydana getirdiği muhtesat sebebiyle (hapis hakkı gibi) şahsi hakları vardır. Teslime dair karar mahkemenin görev dışındadır, diyerek mahkeme kararının düzeltilerek onanmasını istemiştir.
Ş. Ç. vekili 23.12.1991 tarihli dilekçesi ile miras şirketi mümessillerinin mahkemenin 5.12.1991 tarihli kararını yerine getirmediği taksim davası sonucu oluşan ve adına tescil edilen 62 nolu parseli teslim etmediklerini ileri sürerek, mümessillerin işlemlerini şikayet etmiştir. Mahkemece 7.1.1992 tarihli kararı şikayetleri red etmiştir. Ş. Ç. vekili 29.1.1992 tarihli temyiz dilekçeleri ile 7.l.l992 tarihli kararı temyiz etmiştir.
Şu halde Sulh Mahkemesinin aldığı ve temyize konu kararlardan 22.10.1991 tarihli olan miras şirketi mümessillerinin azli niteliğinde olup, azile Asliye Mahkemesinin görevli olduğu düşünlememesi yasaya aykırı olduğundan bozulması gerekir. Temyiz edilen 5.12.1991 ve 7.1.1992 tarihli kararla miras şirketi mümessillerinin çalışmaların idare tarzı olmaları gereken tasarrufları doğrultusunda ilgililerin şikayetleri üzerine verilmiştir. Yukarıda yasa ve nizamnamenin değinilen ilgili maddelerine göre Asliye Mahkemesi nezdinde itirazı kabil kararlar olup temyize kabil kararlar değildir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle;
1- 22.10.1991 tarihli kararın BOZULMASINA,
2- Temyiz edilen 5.12.1991 ve 29.1.1992 tarihli kararların temiyizi kabil olmadığından dilekçeler söz konusu karara itaraz niteliğinde olduğundan Asliye Mahkemesine tevdine, l4.4.l992 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy