(743 S. K. m. 507, 509) (818 S. K. m. 234/3)
Durmuş Ş. ile Emine Ş. arasındaki tenkis davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm taraflarca temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı dava dilekçesiyle miras bırakan Ayşe S.'in parsel 153 ve 155'ten ibaret olan terekesini saklı payını zedeleme amacıyla davalıya bağışladığını belirterek bu bağışın saklı payı oranında indirilmesini (tenkisini) istemiştir.
Davalı cevap dilekçesiyle yaşlılığı nedeniyle özel bakım ve gözetime ihtiyacı olan kayınvalidesine ihtimamla baktığını taşınmazların duyulan minnet duygusu ile bağışlandığını, kaldı ki miras bırakanın dava dışı olan 9 adet taşınmazını yegane mirasçıları olan davacı ve diğer oğlu arasında bölüştürmek suretiyle verdiğini, bu itibarla tasarruf oranının aşılmadığını savunmuştur.
1- Miras bırakanın dava dışı olan tüm taşınmazlardaki payını, mirasçıları arasında bölüştürmek suretiyle ölümünden önce (1986 yılında) temlik ettiği ve temlikin bağış olarak yapıldığı iddia edildiğine göre bu temlikin gizli bağış olup olmadığı düşünülerek taraf tanıklarının bu konudaki bilgilerinin sorulması belirlenecek sonuca göre ölüm tarihindeki terekeye katılmalarının mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir (M.K. 507). Taşınmazların terekeye dahil olma olasılığının bulunması halinde temlik dışı tereke olarak kabulü ile indirim hesabının bu çerçeve içinde değerlendirilmesi;
2- Temlikle ölüm arasında bir yıldan fazla süre geçmiş olmakla objektif unsurla birlikte (M.K. 5074. maddesi) manevi unsuru oluşturan temlikin saklı payları açıkça zedeleme kastı taşıyıp taşımadığının tartışılması;
3- Medeni Kanunun 507 ve 509. maddelerinde sınırlı olarak sayılan teberru ve temlikler dışındaki karşılıksız bağışlar ile B.K. 2343. maddesi uyarınca ahlakî bir görevin yerine getirilmesi amacıyla verilen şeylerin bağış sayılmayacağı ve dolayısıyla indirime (tenkise) konu olmayacağı da dikkate alınarak miras bırakanın kazandırıcı işlemini bakım karşılığı duyulan minnet ve şükran duyguları içinde yapıp yapmadığı keyfiyetinin de gözönünde bulundurulması belirtilen tüm hususların dikkate alınarak buna göre inceleme ve araştırma yapılıp sonucu doğrultusunda bir hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile tenkise karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Davacının temyiz isteğinin kabulüne hükmün açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA bozma sebebine göre davacının temyiz isteğinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy