(282 S. K. m. 3) (743 S. K. m. 272, 273, 274)
Dava: Taraflar arasındaki korunma kararı verilmesi davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 2828 sayılı kanunun 3/b-4 maddesinde "ana veya babası tarafından ihmal edilip, fuhuş dilencilik, alkollü içkiler veya uyuşturucu maddeleri kullanma gibi her türlü sosyal tehlikelere vekötü alışkanlıklara karşı savunmasız bırakılan ve başıboşluğa sürüklenen" çocuğun korunmaya muhtaç çocuk olduğu açıklanmıştır.
"Ana ve baba vazifelerini ifa etmedikleri takdirde hakim, çocuğun himayesi için muhtezi tedbirleri ittihaz ile mükelleftir." (M.K.272) "Çocuğun, bedeni veya fikri tekamülü tehlikede bulunur veya çocuk manen metrik bir halde kalırsa hakim çocuğu ana ve babadan alarak bir aile nezdine veya bir müesseseye yerleştirebilir." (M.K.273) "Velayeti ifadan aciz veya mahcur olan, yahut nüfuzunu ağır surette suistimal eden fahiş ihmalde bulunan ana ve babadan, hakim velayet hakkını nez edebilir." (M.K.274) Bu tedbirlerin alınması veya velayetin nezini gerektiren bir olayı öğrenen hakim kamu düzenini ilgilendiren bu konuda resen müdahale etmelidir." (Y.2.H.D.sinin 19.2.1973 günlü ve 915/969 sayılı kararı) Medeni Kanunun 274. maddesi uyarınca velayetin nezine ancak çok ciddi durumlar karşısında gidilmelidir. Çocuğun korunması için alınacak tedbirlerin mümkün olduğu kadar kademeli bir şekilde olması, daha hafif tedbirlerle yetinmek mümkün iken ağırına başvurulmaması gerekir. Bu sebeple mümkün oldukça ana baba dinlenmeli, eğer onların uyarılması ile çocuğun üzerindeki tehlikenin giderilmesi umulur ise onlar uyarılması veya yukarıda açıklanan diğer tedbirlere başvurulmalıdır.
Dosya arasında bulunan belgelerde çocuğun evlilik dışı ilişkiden doğduğu, anasının kayda göre baba olarak yazılı kişi ile evlenmesi sonucu müşterek çocuk olarak nüfus siciline yazıldığı; babanın nesebin reddi davası açtığı, ananın zihinsel özürlü olduğu çocuğun metruk bırakıldığı yazılıdır.
Mahkemece ana baba dinlenmeden, gerekirse çocuğun yasayışı hakkında tamamlayıcı bilgi toplanmadan ana babanın sağ olduğundan ve 2828 sayılı kanunun 3. maddesi şartları oluşmadığından söz edilerek korunma kararı isteminin reddi doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Davacı kurumun temyiz itirazının bu sebeple kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 2.4.1992 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy