(1086 S. K. m. 95, 428)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Mahkemece isteği uygun olarak boşanmaya hükmedilmiş temyiz süresi içinde davadan feragat edilmiştir.
Karar kesinleşinceye kadar davanın her safhasında davadan feragat mümkündür. Feragat kesin hükmün hukuki neticelerini hasıl eder. (HUMK.95) Öte yandan işlem doğrultusunda oluşan hükmün kesinleşmesi bu kuralla çelişen bir sonuç doğuracaktır. O halde henüz kesinleşmemiş hükmün ortadan kaldırılması zorunludur.
Mahkemeler kanunda gösterilen istisnalar dışında kendi hükümlerini kendileri kaldıramazlar. İlk derece mahkemelerinin kararlarını bozup kaldırma yetkisi münhasıran Yargıtaya aittir. (Yargıtay Kanunu 1., HUMK.428) Şu halde mahkemenin 9.3.1992 günlü ek kararının bozulup kaldırılması yukarıda açıklanan sebeplerle davacının 9.3.1992 günlü dilekçesinin aynı zamanda temyiz dilekçesi kabulü ile hükmün bozulması gerekli olmuştur.
Sonuç: Davalının temyiz itirazının bu sebeplerle kabulü ile 9.3.1992 günlü ek kararın bozulup kaldırılmasına, feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmek üzere 17.2.1992 günlü boşanmaya ilişkin hükmün BOZULMASINA, 30.6.1992 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy