(743 S. K. m. 462, 468, 469, 470, 471, 472, 511) (1086 S. K. m. 76)
Dava:Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmedi. İşin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar:1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacıların aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazları yersizdir.
2- "MURİS vasiyetnamede veya miras mukavelenamesinde bazı mükellefiyetler ve ŞARTLAR KOYABİLİR." (M.K.462/l) Murisin koyduğu şartlar taliki olabileceği gibi infisahide olabilir. Murisin taliki şartında bir çeşit fevkalade ikame söz konusudur. (M.K.468-472) Buna öğretide kurucu ikame adı verilmektedir. Bu halde ön mirascı sıfatı kanuni mirascılara, art mirascı sıfatı ise vasiyetname lehtarına aittir.
"Mirası bir namzede nakletmeğe selahiyetli olan bir mirascı nasbına dair tasarruf mirascının mahfuz hissesine taalluk ettiği nisbette batıldır. "(M.K.511) görüldüğü gibi mahfuz hisseli bir mirascı mahfuz hissesine dokunan bir ikameyi kabule mecbur değildir. Kanun vazır burada mahfuz hisseli mirascıya tenkisden söz etmeden başka bir imkan tanımıştır."Hakim re'sen Türk Kanunları mucibince hüküm verir." (HUMK.76) Tarafların dava dilekçesinde veya cevapta söz konusu etmedikleri kanun hükümlerini ortaya konan maddi olgular çerçevesinde dikkate almak zorundadır. Davacılar dava dilekçesinde vasiyetnamenin muhtevi olduğu şartları itibariyle iptali gerektiği iddiası yanında tenkisinden de söz etmiştir. Şu halde tenkis hükümleri çerçevesinde inceleme yapılıp sonucu uyarınca hüküm vermek gerekirken (Y.2.H.D.23.3.1972 günlü 857-1756 ve Y.H.G.K.nun 16.4.1974 günlü 203-566 ve 1.2.1961 günlü 17-3 sayılı kararları) taliki şartın kanuna ahlaka ve adaba aykırı olmadığından ve henüz şart gerçekleşmeden vasiyetnamenin hüküm ifade etmeyeceğinden söz edilerek davanın reddi doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Hükmün açıklanan sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliği ile karar verildi. 2.11.1993
Full & Egal Universal Law Academy