(743 S. K. m. 355, 356)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm duruşmalı olarak M. D. A. tarafından temyiz edilmişse de duruma için davetiye pulu olmadığından duruşma isteği reddedilmekle evrak okunup, gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava ve ihbar Medeni kanunun 356. maddesi gereğince vesayet altına alınma istemine ilişkin olup, mahkemece suiidare sebebi ile davalının vesayet altına alınmasına karar verilmiştir. Medeni Kanunun 355. maddesi gereğince suiidare sebebi ile bir kimsenin vesayet altına alınabilmesi için kendi işlerini yapmamayı kast ve iltizam etmesi veya bu hususta esaslı bir ehliyetsizlik göstermesi, mallarını idare edemeyip onları yüzüstü bırakıp heder olmasına sebebiyet vermesi, suiidarenin akıl ve iradenin marazi halinden ileri gelmesi, kendisini ve ailesini zarurete maruz bırakması gerekir.
Toplanan delillerden vesayet altına alınması talep edilen şahsın, aileden kalan mal varlığı ile ticari hayata atılıp muhtelif ticari faaliyetlerde bulunduğu, ancak bu işlerden zarar ettiği anlaşılmaktadır. Bir kimsenin marazi bir zafiyetinden meydana gelmeyen ticari hayattaki başarısızlığı ve servetini idaredeki aczi hacir sebebi olamaz.
Bu itibarla vesayet altına alınma talebinin reddine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı gerekçelerle hüküm tesisi usul ve kanuna aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan gerekçe ile bozulmasına, oyçokluğuyla 13.12.1993 tarihinde karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Dosyadaki yazılara, bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olmasına, delillerin takdirinde bir yanlışlık bulunmamasına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz istemlerinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanması gerekir. Bu itibarla çoğunluğun bozma görüşüne katılmıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy