(743 S. K. m. 291/2, 295, 298) (1086 S. K. m. 73, 427/6) (1587 S. K. m. 7)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bkanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava niteliği itibariyle babalığın tespitine ilişkindir.
Babalık davası açma hakkı münhasıran Anne ve çocuğa aittir. (MK. madde 295). Babalık davasının yasaca belirlenen davacılarının dışında bu hakkın yorum yoluyla genişletilerek babayada tanınması mümkün değildir. Bu itibarla baba olduğunu iddia eden kişinin aktif dava ehliyetinin bulunmaması nedeniyle davanın reddi gerekir.
Diğer yönden babanın resmi senet veya ölüme bağlı tasarrufla çocuğa tanıması mümkündür (MK.291/2) dava konusu yapılmaksızın ulaşılabilecek hukuki sonuçlara dava yolu ile erişilmek istenmesinde hukuki yarar da bulunmamaktadır.
Evlilik dışı doğan çocuklara Medeni Kanunun 298. maddesi uyarınca bir kayyım tayin ettirilmeden ve kayyıma dava tevcih edilmeden eksik hasımla (HUMK.73) hüküm kurulması doğru değildir.
Kabul şekline görede: Nüfusa tescil işleminin idari bir işlem olduğunun (Nüfus Kanunu 7) düşünülmemiş olması sonucu yazılı olduğu gibi davalı A. olan çocukların davacının aile nüfus siciline yazılması yönünden hüküm verilmesi usul ve yasa hükümlerine aykırıdır.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yasa yararına bozma isteğinin kabulüne Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununu 427/6 maddesi uyarınca kazanılmış haklara etkili olmaması koşuluyla hükmün açıklanan nedenlerle yasa yararına BOZULMASINA 15.12.1993 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy