(743 S. K. m. 247, 248)
Dava: Taraflar arasındaki davanın kayyım Av. (N.K.) huzuruyla yapılan muhakemesi sonunda, mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; evrak okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, evlenmekle sahih olduğu iddia edilen nesebin reddi ve nüfus kayıtlarının düzeltilmesi isteminden ibarettir.
Evlilik haricinde doğan çocukların nesebi, ana babanın birbirleriyle evlenmesiyle, kendiliğinden sahih olur (MK. md. 247). Ana baba doğan çocuklarını ikametgahlarının bulunduğu veya evlendikleri mahal nüfus memuruna ihbara mecburdur. Bu ihbar akit ile birlikte veya hemen akitten sonra yapılır. İhbarın yapılmaması, nesebin sahih olmasına mani değildir (MK. md. 248).
Dosyanın incelenmesinden, küçük Kubilay'ın 21.2.1987 tarihinde, tarafların 8.4.1987 tarihinde evlenmelerinden önce dünyaya geldiği .... Hastahanesi'nin 5.5.1987 tarih ve 6616 sayılı raporuna istinaden davalı anne tarafından yapılan tek taraflı bildirim üzerine 18.12.1987 tarihinde nüfusa kaydedildiği anlaşılmıştır.
Medeni Kanunun 247. maddesinde yer alan "evlilik haricinde doğan çocukların nesebi ana babanın birbirleriyle evlenmesiyle kendiliğinden sahih olur" hükmünde yer alan ana ve baba sözlerinden açıkça anlaşıldığı üzere, hükmün sonuç doğurması için (analık veya babalık) nesep konusunda bir ihtilafın bulunmaması gerekir. Bu yönün belirlenmesi için de nüfus memurluğuna yapılacak bildirimin karı - koca (ana-baba) tarafından birlikte yapılması zorunludur. Bunlardan davamızda olduğu gibi sadece birinin müracaatı nesebin kayden de düzeltilmesi için yeterli değildir. Bu halde, sorunun bir dava ile çözümlenmesi gerekir (Prof. Dr. Selahattin Sulhi Tekinay, Türk Aile Hukuku, 1982, sh. 448/449; Prof. Dr. N. Feyzioğlu, Aile Hukuku, 1986, sh. 451). Kocanın baba olduğunun sübutu halinde bildirim yapılmamış olmasına rağmen (MK. 248) nesep, ana babanın evlenme anından itibaren sahih hale gelir.
Bu nedenle, mahkemenin bu gibi durumlarda ayrıca küçüğün babası tarafından tanınmasına veya bu doğrultuda bir mahkeme hükmünün bulunmasına gerek olmadığına ilişkin gerekçesi usul ve kanuna aykırıdır.
Diğer taraftan, babalık olgusu irs ve nesep ilişkisinin kuşkuya yer bırakmıyacak nisbette açığa çıkarılması halinde kabul edilebilir. Bu konuda, tekniğin tüm imkânlarından yararlanılmalıdır. Bu cümleden olarak her türlü benzemezlik testleri yapılmalıdır. Davacı, çocuk ve davalının kan grupları belirlenerek Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesi'nde bir inceleme yapılmışsa da, bu yeterli değildir. Davacı, çocuk ve davalının ALYUVAR (ERİTROSİT) ANTİJENLERİ (ABO, Rh (CDE, cde), MNSs, Duffy (Fya Fyb) Kidd (Jka, Jkb), Kell (Kk); LOKOSİT ANTİJENLERİ (HLA-A), (HLA-B), (HLA-C), (HLA-DR), (HLA-DQ); ALYUAR (ERİTROSİT) ENZİMLERİ (Adenozin Dezaminaz, Esteraz D, Fosfoğlukomuta, gliyoksalaz (1), Adanilat Kinaz, Glukoz 6 fosfat dehiderogenaz, Alanin Transaminaz, Eritrosit asit fosfotaz (LAP); SERUM PROTEİNLERİ (Heptoglobin, Hemaglobin ve Transferrin) testleri mutlaka yapılmalı, baba olduğu iddia olunan kişinin % 99.73 oranından daha az ihtimalle baba olabileceği belirlenmiş ise, Karbonik Anhidraz (Ca II), Peptidaz A. Gm. levis araştırması ve karşılaştırılması ile sonuca gidilmelidir. Yinede aynı oranda bir sonuç elde edilemiyor ise DNA tiplemesi yapılması imkanı araştırılmalı, davacının baba olamıyacağı ihtimali tamamen kaldırılıp delillerin hep birlikte takdiri gerekir. Üniversitelerin Tıp Fakültelerinden özellikle Adli Tıp, Tıbbi Biyokimya ana bilim dalları ile enstitülerinden herhangisinde açıklanan araştırma yapılabildiği belirlendikten sonra; davacı, çocuk ve davalı o kurumlara birlikte sevk edilip davacının savı araştırılmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması ve davanın reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün gösterilen nedenlerle (BOZULMASINA), temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 17.1.1994 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy