(4721 S.K. m. 535, 536, 537, 539, 541)
Dava: Müteveffa Hayriye'nin vasiyetnamesinin tenfizi müsaleyh Havva ve Necla tarafından istenilmekle yapılan muhakemesi sonunda, mahalli mahkemece verilen hükmün müsaleyhler tarafından temyiz edilmekle; evrak okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sulh Hukuk Mahkemesi, vasiyetnameyi tesellüm ettiği tarihten itibaren nihayet bir ay içinde açar. Vasiyetname açılırken malum olan mirasçılar davet edilir. (MK. 536). Vasiyetnamenin açılışını müteakip yararlarına vasiyet yapılmış veya mirasçı tayin edilmiş olanlardan her birine, ne vasiyet edildiğine dair yazıların resmi bir sureti, müracaatları beklenmeden tebliğ olunur. (MK. 537). Lehlerine teberru yapılan kimselerin ve mirasçıların adresleri belli değilse vasiyetten ilanen haberdar edilirler. Vasiyetnamede mirasçı nesbedilmiş olup ta hakları itiraza uğramayanlara istekleri halinde MİRASÇILIK SIFATLARI HAKKINDA resmi bir BELGE verilir. (MK. 535). Kendilerine muayyen bir şey vasiyet edilen kimse bu vasiyeti ifa ile mükellef olan varsa ona, yoksa kanuni mirasçılara karşı muayyen şeyin teslimini dava etme hakkına sahiptirler (MK. 541). Kanuni mirascılar, zilyetlik hükümlerine tevfıkan mansup mirasçıların hisselerini teslime mecburdurlar. (Mk. 539).
Görüldüğü gibi, sulh hakiminin görevi; vasiyetnameyi açarak, ilgililere tebliğ etmek, mensup mirasçı varsa isteği halinde ona bir mirasçılık belgesi vermek ve terekeye dahil mallara kanuni mirasçıların muvakkaten el koymalarına müsaade etmek, yahut resmi idareyi emretmekten ibarettir.
Bu yön gözetilmeden, "vasiyetnamenin işlemden kaldırılmasına" karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Müsaleyhlerin temyiz itirazının bu sebeplerle kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), 4.3.1993 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy