(743 S. K. m. 256) (1086 S. K. m. 309) (1512 S. K. m. 80) (Noterlik Kanunu Yönetmeliği m. 93)
Dava: Taraflar arasındaki evlatlık bağının kaldırılması davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Evlat edinme evlat edinenin oturduğu yer Sulh Hakiminin izni üzerine yapılacak bir resmi senetle olur ve evlat edinme doğum kütüğüne yazılır.
Hakim evlat edinmeye izin vermeden önce duruma göre gerekli görebileceği her türlü araştırmayı kendiliğinden yapar.
Tarafların belirttikleri sebebi haklı bulmadıkça hakim evlat edinmeye izin vermez. (M.K.m.256)
İlgilinin fotoğrafının yapıştırılması zorunlu olan işlemler yönetmelikte gösterilir. (Not.K.m.80)
Evlat edinme ile ilgili noterlik işlemlerinde ilgilisinin fotoğrafının yapıştırılması zorunludur. (Not.Yön.93.madde H Bendi)
"Muayyen günde hakim iki tarafı isticvap ve ledelhace senedi imza ettiği iddia olunan şahsı istiktap eder. Hakim iki tarafın ifa ettikleri izahattan mübraz ve irade ettikleri delillerden veya imza kendisine isnat olunan şahsın istiktabından senedin vüsuk ve ademi vüsuku hakkında istihsali kansat edemediği surette ehlihibre vasıtasıyla senedin imzasını tahkikine veyahut yazıldığını görenlerin istimaına veya senedin münkiri tarafından yazıldığına sureti katiyede delaleteden vukayiin şuhut ile ispatına karar verir." (HUMK.m.309/1) Davacı, davalının evlat edinme işleminde kullanılan vekaletnamenin sahte ve geçersiz olduğunu ileri sürerek evlat edinme işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Toplanan delillerden evlat edinmeye izinin, evlat edindiği iddia edilen davacının oturduğu yer slh hakimince verilmediği, işlemlere esas alınan vekaletnamenin noterlik yasası ve yönetmeliğine aykırı çelişkili olarak fotoğrafsız olduğu anlaşıldığı gibi bilirkişi raporlarında da vekaletnamedeki parmak izinin davacıya ait olup olmadığının tespit edilmeyeceğinin bildirildiği, davacının bu vekaletnamenin tanzimi tarihinden çok önce aynı noterlikçe yapılan işlemlerinde iddiaya uygun imza kullandığı belirlenmiştir.
Bu durumda söz konusu vekaletnamenin sıhhatı kuşkuludur. Bilirkişi incelemesi ile de vekaletname altındaki parmak izinin davacıya ait olup olmadığı hususu ortaya konulmadığına göre; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun yukarda açıklanan 309/l.maddesi uyarınca söz konusu vekaletnamenin yapıldığını gören ve bilen tarafların gösterecekleri tanıklar dinlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, 24.3.1993 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy