(1086 S. K. m. 44, 308, 309)
Dava: Taraflar arasındaki taksim sözleşmesinin feshi ve iptali davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı,taraflar arasında oluştuğu ileriye sürülen miras taksim sözleşmesi altındaki parmak izinin kendisine ait olmadığını ileriye sürüp,hukuki değerinin bulunmadığının tespiti ile iptaline karar verilmesini istemiştir.
1-Davalılar arasında mecburi dava arkadaşlığı vardır. Bunlar davada birlikte hareket etmek zorundadırlar (HUMK.44).İçlerinden bir kısmının teklif ettiği yemin hüküm ifade etmez ve sonuç doğurmaz.Bir kısım davalıların 12.3.l992 tarihli oturumda teklif ettikleri yeminin hükme dayanak yapılamıyacağının düşünülmemesi doğru bulunmamıştır.
2-Davacının iddiası sahtelik iddiası niteliğindedir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 308 ve müteakip maddelerinde bu iddianın araştırılması biçim ve sırası belirlenmiştir. Senetteki imzalarını ihkar beyanları, ciddi kabul edilemez ve hükme dayanak yapılamaz.
Hakim tarafları dinleyerek veya istiktap sonunda bir sonuca varamazsa imzalar veya parmak izleri üzerinde yaptıracağı bilirkişi incelemesi ile sonuca varmaya çalışacaktır (HUMK.308,309).
Taraflar usulüne uyğun isticvap edilmeden (HUMK.308.cümle 2).Bilirkişi incelemesine dayanak yapılabilecek belgeler belirlenmeden (HUMK.309/3). İcap ederse davacı istiktap olunmadan (HUMK.309/1) ve bilirkişi mütalaası alınmadan (HUMK.309/1 cümle 2).Bir kısım
davalıların davacıya teklif ettikleri yemin ile senet şahit ve ihtiyar heyetinin senette yazılanlar hilafına beyanları dayanak yapılarak senedin sahte olduğunun kabulü ile iptali doğru görülmemiştir.
Sonuç:Davalı tarafın temyiz itirazının bu sebeplerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA oyçokluğuyla 12.4.l993 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davacı Necibe Çavuş dayanılan tarihsiz miras paylaşım sözleşmesindeki parmak izinin kendisine ait olmadığını belirterek, sözleşmenin bozulmasını (iptal)istemiştir.
Mahkemece yapılan inceleme sonucunda parmak izlerini Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 297.maddesi uyarınca onaylayan muhtar ve tanıklar yeminli açıklamalarında imza ve parmak izlerinin kendi önerinde atılmadığını, imzalı ve parmak izli sözleşmenin kendi yokluklarında düzenlendiğini, kendilerinin sözleşmenin taraflarını görmeden ve dinlemeden
sözleşmeyi onayladıklarını belirttikleri gerçekleşmiştir. Davacı bu konuda teklif edilen yemini de eda etmiştir.
Mühür veya parmak izini taşıyan belgenin geçerli olabilmesi mührün işaretin veya parmak izinin yetkili muhtar ihtiyar heyetinin çoğunluğu ve yörede tanınmış iki tanık huzurunda yapılmış veya onların önünde kendi tarafından kabul edilmiş olmasıyla olanaklıdır. Belirtilen koşulları
taşımayan belgeler Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 297.maddesine uygun olmıyacağından geçerlilik kazanmaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 308.ve sonraki maddeleri İnkar edilen yazı ve imzalar için hüküm getirmiştir. Usulün inkar edilen imzalara ilişkin olarak kabul ettiği imza incelemesi istiktap) kuralının mühür, el işareti veya parmak izine uygulanması mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenlerle Hukuk Usulü Muhakemeleri kanununun 297.maddesi uyarınca onaylanan senetlerdeki inkar edilen parmak izinin üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına usul hükümleri el vermemektedir (Y.4.H.D. 4.3.l968 gün
ve 805-2270 s.k;12.H.D.22.4.1968gün 4102-4182 s.k.,6.H.D.7.11.1969 gün 3818-4498 s.k.,4.H.D.11.12.1970 gün 8167-9176 s.kararları). Hukuk Usulü Muhakemeleri kanununun 297.maddesinde öngörülen onama işlemi kanıtlama koşuludur. Geçerlilik koşulu değildir. Bu itibarla usulüne uyğun olarak onaylanması belge içeriği red edilmiş, parmak izi inkar edilmiş ise, sadece onama işleminin usulüne uyğun olup olmadığı üzerinde durulacak sonucuna göre
hüküm kurulacaktır. Yerel mahkemenin inceleme esasları ve vardığı sonuç usul ve yasa hükümlerine uyğundur. Hükmün onanması gerekir.Sayın çoğunluğun görüşlerine katılmıyoruz.
Full & Egal Universal Law Academy