(2828 S. K. m. 22) (1086 S. K. m. 7, 8) (469 S. K. m. 3) (743 S. K. m. 272, 274)
Sosyal Hizmetler Müdürlüğü tarafından Erol'nin koruma altına alması kararı davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanunun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1- Dava korunmaya muhtaç çocuk hakkında koruma kararı alınması isteminden ibarettir.
Korunmaya muhtaç çocukların reşit oluncaya kadar bu kanun hükümlerine göre, kurumca kurulan Sosyal Hizmetler Kuruluşlarından bakıp yetiştirilmeleri ve bir meslek sahibi edilmeleri hususundaki gerekli tedbir kararı yetkili ve görevli mahkemece alınır. Bu karar için gerekli belgeler kurumca düzenlenir ve ilgili mahkemeye gönderilir (2828 S. K. Md. 22).
Mahkemenin görevi kamu düzeni ile ilgilidir. Yargılamanın her aşamasında talep üzerine veya kendiliğinden nazara alınması zorunludur (HUMK. Md. 7/1)
Sulh Hukuk Mahkemesinin görevleri Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 8. maddesinde ve özel yasalarda gösterilmiştir. Burada ve özel hüküm taşıyan 2828 sayılı kanunun 22. maddesinde koruma kararının Sulh mahkemesine alınacağına ilişkin hüküm bulunmamaktadır.
469 sayılı kanunun 825 sayılı kanunla değişik 3. maddesi gereğince, Asliye mahkemeleri Sulh mahkemelerinin görevleri haricinde kalan bilcümle hukuk, ceza, ticaret davalarını usul ve kanuna tevfikan kabili temyiz olmak üzere görür. O halde davaya bakmak Asliye hukuk mahkemesinin görevine girdiğinden mahkemece yapılacak iş, dava dilekçesini görev yönünden reddetmekten ibarettir.
2- Diğer taraftan kabule göre de: davacı kurumun ortaya koyduğu olaylar, velayet hakkının fahiş ihmal edildiği yönündedir.
Medeni Kanunun 272. maddesi uyarınca Ana ve baba, vazifelerini ifa etmedikleri takdirde hakim çocuğun himayesi için gerekli tedbirleri resen almakla görevlidir. Aynı kanunun 274. maddesinde tarif edildiği üzere: Velayeti ifadan aciz veya mahcur olan yahut nüfuzunu ağır surette suiistimal eden veya fahiş ihmalde bulunan ana ve babadan hakim velayet hakkını ilgililerin huzuru ile inceleyip nez edebilir. Bu konuda da olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir.
Öncelikle 1. bentte belirtilen nedenlerle, dava dilekçesinin görev yönünden reddi gerekirken işin esası incelenerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6.maddesine dayalı bozma isteğinin kabulü ile hükmün 1. bentte açıklanan nedenlerle sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. 09.06.1993 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy