(743 S. K. m. 134)
Dava: Salih ile Nazmiye arasındaki boşanma davasının yapılan muhakemesi sonunda, mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmekle; evrak okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Medeni kanunun 134/son maddesi gereğince boşanmaya karar verilebilmesi için daha önce açılan reddedilen davanın kesinleşmesinden itibaren üç yılın geçmesi ve bu sürede evlilik birliğinin yeniden kurulamamış olması gerekir. İncelenen Ankara Altıncı Asliye Hukuk Mahkemesinin 1987/181-469 sayılı redle sonuçlanan boşanma davasında verilen karar, 22.4.1988 tarihinde Yargıtayca onanmış, onama kararı taraflara tebliğ edilmemiştir. Taraflara sadece Hukuk Usulü Muhakemeleri kanununun 442/A maddesi gereğince Yargıtay kararının sonucu bilgi yönünden bildirilmiştir. Bu sebeple, bu dosyada verilen karar henüz kesinleşmemiş olup üç yıllık fiili ayrılık süresine esas alınamaz.
Diğer yandan, tarafların Temmuz 1988 ayında barıştıkları ve bu tarihte evlilik birliğinin yeniden kurulduğu toplanan delillerden anlaşılmaktadır.
O halde, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü usul ve kanuna aykırıdır.
Sonuç : Temyiz edilen kararın gösterilen sebeple (BOZULMASINA), 26.2.1993 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞEHRİ
Yargıtay'ca onanan veya bozulan hükümlerin ilgililerine tebliği ile karar düzeltme süresi başlar. Olayla ilgili Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 442/A maddesinin üçüncü fıkrası, "tebliğ ve bildirme giderleri temyiz dilekçesiyle birlikte temyiz isteğinde bulunandan peşin olarak alınır." şeklinde düzenlenmiştir. Yasal düzenleme, tebliğ ile sonuç bildirmeyi aynı düzeyde kabul etmiş ve sürelerin başlamasına esas almıştır. Belirtilen maddede ayrıca hüküm sonucunun bildirilmesine ilişkin açıklama bulunmamaktadır. Bu husus, Yönetmeliğin 52. maddesiyle de açıkça doğrulanmıştır.
İlam harcını düzenleyen madde (Harçlar Yasası md. 130 ve Yönetmelik md. 54) ilamın ilgilisine verilmesini, ilam harcının verilmesine tabi tutmuştur. Harç yükümlülüğü bulunmayan taraf için de durum aynıdır. Hükmün Yargıtay ilgili Dairesince onaylandığının tebliği sürelerin işlemeye başlaması için yeterlidir.
Bu itibarla çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy