(2675 S. K. m. 36, 39, 42)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm Kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Davacı Halil İbrahim Yıldız vekili Avukat Enver Baydan tarafından hasımsız olarak açılan dava ile davacının eşinden boşanmasına dair Nürnberg Sulh Mahkemesince verilen kararın Türk Mahkemesince de tanınmasının istendiği, mahkemece de talep yerinde görülerek yabancı mahkeme kararının tanınmasına ve eşlerin nüfus sicillerine tesciline karar verildiği, hükmün temyiz edilmeyerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Yabancı mahkeme kararlarının tenfizi ve tanınması 2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 34 ve müteakip maddelerinde düzenlemiş olup, tanıma için bir tenfiz kararına ihtiyaç bulunmamakla birlikte yabancı mahkeme kararının tenfiz şartlarını taşıdığının mahkemece tespit edilmesi gerekmektedir. Nitekim Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 42. maddesinin 1. fıkrasında tanıma kararı verilebilmesi için aynı kanunun 38. maddesindeki tenfiz şartlarından sadece (a) ve (d) bentlerinin uygulanmayacağı belirtildiğinden diğer bentlerin mutlaka değerlendirilmesi gerektiği aşikardır.
Temyize konu edilen tanıma kararı, yabancı mahkemede verilen boşanma kararının Türkiye'deki nüfus siciline işlenebilmesi için (idari bir işlemin yapılabilmesi için) istenmiş olup tanıma talebi, tanıma talebinin incelenmesi ve karara bağlanması tenfizdeki gibidir.(MÖHUK md. 42/111) Bu itibarla, 2675 sayılı Kanunun 36. maddesi uyarınca diğer eşe husumet yönetilmesi, tanıma talebini içeren dilekçenin (MÖHUK md. 39/1) maddesi hükümlerine uygun olarak duruşma günü ile birlikte karşı tarafa tebliğ edilmesi, duruşma gününde de basit yargılama usulü hükümlerine göre incelenerek karara bağlanması gerekmektedir.
Mahkemece bu madde hükümlerine aykırı düşecek şekilde boşanmaya dair yabancı mahkeme kararının tanınması isteğinin duruşma açılmadan taraf teşkili yapılarak karşı tarafın savunması ve delilleri sorulmaksızın, evrak üzerinde hasımsız olarak sonuçlandırılması usul ve yasa hükümlerine aykırı bulunmuştur.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. 30.11.1994 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy