(743 S. K. m. 6, 310)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Medeni Kanunun 310. maddesi şartlarının oluştuğunu isbat külfeti davacıya aittir (MK 6) Bu hüküm gereğince tüm sonuçları ile babalığa hükmedilebilmesi için davalının davacıya evlenme vaat etmesi veya münasebeti cinsiyenin bir cürüm teşkil etmesi veya nüfuzunu suistimal etmesi gerekir. Davacı ana ile baba olduğu iddia edilen ve başka bir kadınla evli olduğu anlaşılan kişinin uzun süre karı koca gibi yaşamış olmaları tek başına evlenme vaat edildiğinin delili olamaz. Toplanan delillerle davalıların murisinin davalının evlenme vaat ettiği sabit olmadığı gibi anaya karşı işlenmiş suç teşkil eden bir eylemi de bulunmamasına göre mali sonuçlu babalığa (tabii babalık) hükmedilmesi gerekirken tüm sonuçları ile babalığa hükmedilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oyçokluğuyla karar verildi. 11.01.1995
KARŞI OY
Davacı ölen baba ile uzun süre karı koca hayatı yaşamıştır. Baba adayının iş merkezi Nizip ilçesidir. Nikahlı eşi de burada kalmaktadır. Davacıya ise Gaziantep'te ev açmış, bu birliktelikten biri ölmüş olan iki çocukları olmuştur. Davacının baba adayının evli olduğunu bildiğine ilişkin bir delil ortaya konulmamıştır. Tarafların uzun süre karı koca gibi yaşaması evlenme vaadinin bulunduğunun açık belirtisidir. Kaldı ki bu vaadin açıkça yapılması zorunlu değildir. Baba adayının dışa yansıyan tutum ve davranışları annede böyle bir kanının oluşmasına olanak sağlayabiliyorsa evlenme vaadinin varlığının kabulünü gerektirir (H.G.K. 23.10.1965 tarih 966/2-503- 799 sayılı kararı).
Hüküm belirtilen gerekçe doğrultusunda sonucu itibariyle doğrudur. Onanması görüşüyle sayın çoğunluğun görüşlerine katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy