(1086 S. K. m. 255, 257, 267) (2675 S. K. m. 6) (743 S. K. m. 129, 134)
Dava: Taraflar arasındaki boşanma davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar:1- Tanıklar tahkikat hakimi tarafından dinlenir. (HUMK.m.255). Gösterilen tanıkların yargı bölgesi dışında olması halinde ise bunların ifadeleri istinabe suretiyle alınır. (HUMK.m.257-267). Açıklandığı gibi tanıkların herhalde hakim tarafından dinlenmesi gerekmektedir.
Davacının gösterdiği iki tanık Fransız uyrukludur. Dinlenmeleri için Fransız yetkili makamlarına talimat yazılmıştır. Tanıkların ifadesi Fransız ceza yasalarının ilgili maddeleri uyarınca, jandarma tarafından tespit edilmiştir. Bu şekilde dinlenen tanık sözlerine itibar edilerek karar verilemez.
Ancak 2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku hakkındaki kanunun 6. maddesi, Hukuki işlemlerin yapıldıkları yer hukukuna tabi olduğunu öngörmüştür. Yine 1574 sayılı kanunla onaylanan 1.3.1954 günlü Hukuk Usulüne dair Lahey sözleşmesinin 8. maddesinde akit devletlerin adli makamlarının kendi kanunları hükümleri gereğince istinabe suretiyle, diğer akit devletin salahiyetli makamlarına adli muamelelerin icrasını istemek üzere müracaat edebileceğini. 14. maddesi de, istinabeyi icra eden Adli makamın takip edilecek şekil hakkında memleketinin kanunlarını tatbik edeceğini ifade etmiştir.
Bu açıklamalar karşısında tanık A. P. ile M. S.'nin mensubu oldukları Fransız yasalarına uygun olarak dinlenip dinlenmediğinde tereddüt doğmaktadır. O halde mahkemece yapılacak iş bu iki tanığın dinlenmesi konusunda Hukuk Mahkemesince yazılan talimatın Fransız yasalarına uygun olarak yerine getirilip getirilmediğini Dışişleri Bakanlığından araştırmak ve hasıl olacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
2- Kabule göre de, dinlenen tanıklardan A. P. ile M. S. davalının başka kişilerle ilişkiye girdiğini ifade etmişlerdir. Türkiye'ye birlikte dönmeleri olayların akışı karşısında da Bu durumda kocanın eşim affettiği anlamını taşımaz, evlilik birliği koca bakımından müşterek hayatın devamına imkan bırakmayacak biçimde temelinden sarsılmıştır. Boşanmaya karar vermek gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması da isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün birinci bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA Temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine oybirliği ile karar verildi. 07.03.1994
Full & Egal Universal Law Academy