(2675 S. K. m. 36, 37) (1086 S. K. m. 180, 187/7)
Yukarıda tarihi, numarası, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; Dairenin 28.03.1994 gün ve 2085/3103 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Adı geçen Dairemiz kararının düzeltilmesi istenilmekle, evrak okundu, gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava ve istek yabancı mahkeme kararının tanınmasına ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar vaki temyiz üzerine dairemizce bozulmuştur.
Davacının karar düzeltme istemi üzerine yeniden yapılan incelemede;
Yabancı memleketlerde hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye'de icra olunabilmelerini sağlamak için açılan "tenfiz" istemine ilişkin davalarda, öncelikle 2675 sayılı kanunda belirlenen usul kuralları uygulanır. Söz konusu kanun 36.maddesinde tenfiz isteminin dilekçe ile olacağı kurala bağlandıktan sonra 37.madde de yabancı mahkeme ilamının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı ve onanmış tercümesi ile ilamın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesinin ekleneceği hükme bağlanmıştır.
Davanın bu biçime uygun açılmamış olması halinde ne gibi işlem yapılacağı bu kanunda gösterilmemiştir.
Söz konusu 2675 sayılı kanunda kural bulunmayan hallerde, bu kanuna nazaran genel hüküm niteliğinde olan, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu uygulanmalıdır.
Dava dilekçesinde eksiklikler olması Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 187/7.maddede ilk itiraz olarak belirlenmiştir. Hakim ilk itirazları resen gözetemez. Davalının dava dilekçesinde noksanlık bulunduğu yönünde bir itirazı yoktur. Kaldı ki 2675 sayılı kanunun 37.maddesi uyarınca dava dilekçesine eklenmesi emrolunan belgeler davada delil durumundadır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 180. maddesinde de benzer hükümler yer almaktadır. Dava dilekçesine eklenmesi zorunlu olan belgelerin dilekçeye eklenmemiş olması davanın reddi için sebep kabul edilmemiş, aynı maddenin ikinci fıkrasında ilk oturumda söz konusu belgelerin getirilmesini veya eksikliğin tamamlanmasını isteme görevi hakime yüklenmiştir. Dosyada yabancı mahkeme ilamının o ülke makamlarınca onanmış aslı ve onanmış tercümesi ile ilamın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi yoktur.
O halde mahkemece yapılacak iş eksik belgelerin tamamlanması için davacı tarafa kesin mehil vermek ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir, Ne var ki bu hususun temyiz incelemesi sırasında gözden kaçtığı anlaşılmakla, davacının karar düzeltme isteminin kabulü ile dairemizin bozma kararının kaldırılması ve hükmün yukarıda açıklanan değişik gerekçe ile bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 440 ve 442. maddeleri gereğince davacının karar düzeltme isteminin kabulüne dairemizin bozma kararının kaldırılmasına ve hükmün yukarda açıklanan değişik gerekçe ile BOZULMASINA temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oyçokluğu ile karar verildi. 05.07.1994
MUHALEFET ŞERHİ
Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 440.maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uygun olmayan Karar düzeltme isteğinin reddi düşüncesindeyiz. Bu itibarla sayın çoğunluğun görüşlerine katılmıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy