(1086 S. K. m. 429)
Dava: Yukarıda tarihi, numarası, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; Dairenin 10.7.1995 gün ve 6384-8040 sayılı ilamiyla bozulmasına karar verilmişti. Adı geçen Dairemiz kararının düzeltilmesi istenilmekle, evrak okundu, gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: 1- Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uygun olmayan davalının karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2- Davacıların karar düzeltme isteğine gelince;
1.4.1993 gün ve 2223/3090 sayılı bozma kararında tereke mevcudunun 85.989.992 lira, mahfuz paylar toplamının ise 24.184.687 lira olduğu belirtildikten sonra, değişmez tenkis oranının 24.184.687/85.989.992 olduğuna işaret edilmiştir. Ayrıca mahkemece Medeni Kanunun 506 maddesi çerçevesinde davalıdan tercihi sorulup, bu hakkın kullanıldığı tarih itibariyle davanın konusunu oluşturan taşınır ve taşınmaz malın değeri belirlenip, değişmez tenkis oranına göre ödeme yapılmasının gerekeceği vurgulanmıştır. Bozma kararı daha sonra yürürlüğe giren 11.11.1994 gün ve 4/4 sayılı içtihadı birleştirme kararına da uygun bulunmaktadır. Mahkemece açıklanan bozma kararına uyulmuştur. Bozma kararına uyulmuş olmakla taraflar açısından usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Artık bunun dışına çıkılarak yeni bir hüküm oluşturulamaz. O halde bu kural dikkate alınmadan 10.7.1995 gün ve 6384/8040 sayılı bozma kararımızın üç numaralı bendinde açıklandığı şekilde davalıdan tahsil edilecek miktarın yarısının bloke edilerek intifasından davalının yararlanmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan sebeple davacıların karar düzeltme isteklerinin kabulüne, 10.7.1995 gün 6384/8040 sayılı bozma kararının üç numaral bendinin metinden çıkartılmasına ve hükmün iki numaralı bentte gösterilen sebeple bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: 1- Davalının karar düzeltme isteğinin birinci bentte açıklanan sebeple reddine, ve aynı Kanunun değişik 442. maddesi hükmünce takdiren (270.000) lira para cezasının, davalıya yükletilmesine harçlar kanunu uyarınca (503.300) lira ilam harcının davalıdan alınmasına,
2- Davacıların karar düzeltme isteğinin ikinci bentte açıklanan sebeple kabulüne dairemizin 10.7.1895 gün ve 6384/8040 sayılı bozma kararının üçüncü bendinin metinden çıkartılmasına, hükmün açıklanan daire kararının ikinci bendindeki sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oyçokluğuyla karar verildi. 10.1.1996
KARŞI OY YAZISI
11.1.1994 gün ve 4/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı tenkis hesabının yapılmasında yeni yöntem getirmiştir. Miras bırakanın saklı payı ihlal eden tasarrufunun oranının (sabit tenkis oranı) tespitinde mirasın açıldığı tarihteki değerlere göre terekenin değerlendirilmesi yapılacaktır. Bu işlemden sonra lehine teberru yapılanın seçimlik hakkını kullandığı tarihle tenkis edilen malın yeniden değerlendirilmesi olacak, sabit tenkis oranı uygulanarak tenkis edilecek miktar belirlenecektir.
14.3.1960 gün 1/3 sayılı içtihadı birleştirme kararı uyarınca bir taşınmaz üzerinde intifa hakkı varsa, intifa hakkı ile yükümlü olarak satılması gerekir. Dolayısiyle taşınmaz değerinin kararlaştırılmasında üzerindeki yükümlülükler göz önünde bulundurulur. Şüphesizki üzerinde intifa hakkı olan yada olmayan taşınmaz değerleri aynı değildir. Dosyadaki veraset belgesine ve murisin ölüm gününe göre terekede eşin 12/24 intifa hakkı vardır. Terekenin değerlendirilmesinde yükümlü olduğu intifa hakkının gözetilmemesi yasaya aykırıdır.
Sabit tenkis oranı hesabında tereke üzerindeki intifa hakkının değeri etkileyen unsur olarak hesaplamaya dahil edilmemesi, sonraki başka nedenle olacak değer takdirlerinin de aynı şekilde olacağı anlamını taşımaz. Sabit tenkis oranının hesaplanma zamanı ve hukuki sebebi ayrı, tenkis edilecek miktarın hesaplanması ayrıdır. Kaldıki Daire bozma ilamında tenkis hesabında intifa hakkına yer verilmeyeceğine dair bir hükmü de yoktur. Davalının temyiz etmemesi ile oluşan kazanılmış hak sadece sabit tenkis oranındadır.
Açıklanan nedenler, seçimlik hakkın kullanılmasından sonra yapılan tenkis hesabında tereke üzerindeki intifa hakkının gözetilmemesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle karar düzeltme isteğinin kabulü ile hükmün Bozulması düşüncesindeyiz.
Full & Egal Universal Law Academy