(1086 S. K. m. 68)
Mahalli mahkemesinden verilen hükmün, Dairenin 19.4.1995 gün ve 3777-4839 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Adı geçen Dairemiz kararının düzeltilmesi istenilmekle; evrak okundu, gereği görüşülüp düşünüldü:
Müvekkil namına muamele yapmış olan vekil, müvekkili tarafından azlolunduğunda dava zabtına kayıt veya tebliğ ettirmek suretiyle diğer tarafa bildirilmedikçe, istifa ve azlin o taraf hakkında hükmü yoktur (HUMK. m. 68). Dava, davacı adına Avukat (S.Y.) tarafından temyiz edilmiş ve Yargıtay'ın onama kararı O'na 3.5.1995 tarihinde bildirilmiş ve nihayet karar metni 28.6.1995 günü tebliğ olunmuştur.
Davacı, asıl mahkemeye 10.8.1995 tarihli dilekçe ile müracaatla adı geçen vekilini azlettiğini bildirmiş, azilname mahkeme dosyasına o gün konmuştur. Şu halde yukarıda açıklanan kural çerçevesinde, 10.8.1995 tarihine kadar davacının, vekilini azletmesi davalı için sonuç doğurmaz ve Yargıtay kararının 28.6.1995 günü tebliği geçerlidir. Davacının müracaatı üzerine kararın davacıya bir kere daha 22.8.1995 günü tebliğ edilmesi, O'na HUMK. nun 440. maddesindeki süre yönünden bir hak kazandırmaz. Böyle olunca 12.9.1995 günlü karar düzeltme isteği sözü geçen madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre geçirildikten sonra yapıldığından reddi gerekmiştir.
Açıklanan sebeple 12.09.1995 günlü dilekçenin reddine, 03.11.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy