(1086 S. K. m. 214, 307, 375)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün temyiz eden vekili Av. Şener Y. geldi. Karşı taraf tebligata rağmen gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna, oyçokluğu ile karar verildi.12.12.1995
MUHALEFET ŞERHİ
Hakim, tarafların dilekçeleri veya sözlü olarak usulüne uygun ileri sürdükleri iddia ve savunmaları ve bunların ispatı için gösterilen delilleri inceleyip bitirince tahkikatı sona erdirir. (HUMK. 214, 375) Taraflardan birinin gösterdiği herhangi bir delil toplanıp incelenmeden hadisenin taraflardan birinin iddiası doğrultusunda aydınlandığının kabulü mümkün değildir. Özellikle taktiri delillerden olan şahitlerden biri veya bir bölümü dinlenmeden onun bilgisinin hangi doğrultuda olduğunun, hangi hukuki fiili haber vereceğini kestirmek mümkün değildir. Meğerki taraflar o şahidin haber vereceği hukuki fiil hakkında anlaşmış olsunlar. HUMK. 307. maddesi hükmü senetlere mahsus olup, tanığı gösteren onun dinlenmesinden vazgeçebilir ise de burada böyle bir durum söz konusu olamaz. Davanın red edilmiş olması, davalının temyize gelmemiş olmasında, hakimin tüm delilleri takdir ederek karar verdiğini göstermez.
Davalının listesinde yer alan fakat dinletmekten vazgeçtiği tanığın dinlenmesini davacı isteyebilir. (YHGK. nun 27/09/1969 Tarihli 1172-705 sayılı kararı, Prof. B. Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü 1990 cilt:2, sf: 1785-1786)
Davalının gösterdiği tanığın, boşanmayı gerektiren bir hukuki fiili haber vermesi halinde dahi davayı kabul zorunluluğu doğar. (Y.2.HD.nin 29.03.1951 T. 1778-2402 sayılı kararı)
Davalı tanıkları Nesrin ve Abdurrahman dinlenmeden eksik tahkikatla oluşturulan hüküm bozulmalıdır. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy