(743 S. K. m. 502)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Hazine vekili Suriye uyruklu olan mirasçı Sabiha Çokmuş'un saklı payının miras bırakan Meliha Çokmuş'un 07.12.1971 günlü resmi vasiyetle yaptığı teberrularla zedelendiğinden bahisle tenkis isteminde bulunmuştur.
1062 sayılı kanun uyarınca Suriye uyruklu kişilerin Türkiye'de bulunan taşınmaz malları Bakanlar Kurulu'nun 13.01.1939 gün 2/10250 sayılı ve 18.11.1957 gün 4/9697 sayılı kararnameleriyle, kısıtlama getirilmiştir. Bu kısıtlama ile taşınmazların her tür tedavülü yasaklandığı gibi, üzerlerinde aynı hak kurulması da önlenmiştir. 01.10.1966 gün 6/7104 sayılı kararname ile de bu gibi mallara hazinece vaziyet edilmesi kararlaştırılmıştır.
Hazinenin Suriye uyruklulara ait mallara ne şekilde vaziyet edeceği yönetmelikle belirlenmiştir. Buna göre malların idaresi, işletilmesi, bölünmesi, kamulaştırılması, satılması gibi her türlü işlemde Hazine yasal mümessil (vasi - kayyım) gibi hareket etme ve tüm işlemlerinde Suriye uyruklu kişinin ileriye yönelik haklarını korumak zorundadır. Böyle olunca vesayete ilişkin kurallar benzetme (kıyas) yolu ile uygulanır.
Vesayet makamları nasıl ki kısıtlının mevcut ve ilerde doğabilecek haklarını korumak ve onu temsilen hukuki işlem yapmakla yükümlü kılınmışsa; Hazine de Suriye uyruklu kişinin haklarını korumak üzerine gerekli hukuki işlemleri yapmakla yükümlüdür. Zira bu taşınmazların ilerideki mülkiyet durumunun ne olacağı belirlenmemiş, Suriye ile yapılacak bir anlaşmayla sorun çözülmek üzere askıda bırakılmıştır. O halde somut olayda Hazinenin yasal temsilci gibi indirim (tenkis) davası açma hakkının bulunduğunun kabulü gerekir. Davanın değişik düşüncelerle yazılı olduğu gibi sıfat yönünden red edilmiş olması doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Temyize konu hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. 05.12.1995
Full & Egal Universal Law Academy