(2709 S. K. m. 90) (743 S. K. m. 137) (Nafaka Yükümlülüğü Konusundaki Kararların Tanınması Ve Tenfizine İlişkin Sözleşme m. 1, 4, 17)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Çok taraflı sözleşmeler, taraf olan devletlerin uygulamaları gereken hukuk kurallarını oluşturmaktadır. Anayasamızın 90. maddesine göre de, uluslararası sözleşmeler yasa gücünde olup, bunların iptali için Anayasa Mahkemesi'ne dahi gidilemez. Yasama, yürütme ve yargı organları bu kurallara uymak zorundadır. Bağlayıcılık iç hukuk açısından olduğu gibi, uluslararası hukuk açısından da söz konusudur.
6.2.1983 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan nafaka yükümlülüğüne uygulanacak kanuna dair sözleşmenin 1. maddesi, sözleşmenin nesebi sahih olmayan bir çocuk hakkındaki nafaka yükümlülüğü de dahil, aile, hısımlık, evlilik ve şahsiyet ilişkisinden doğan nafaka yükümlülüğünü kapsadığını belirtmiştir. 4. maddesi de, yükümlülüğü nafaka alacaklısının kanunun düzenleyeceğini öngörmüştür. 16.2.1983 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan nafaka yükümlülüğü konusundaki kararların tanınması ve tenfizine ilişkin sözleşmede de bu niteliği taşıyan kararların tanınabileceği yahut tenfizine karar verilebileceği vurgulanmıştır. Dosyaya kararın aslına uygun bir örneğinin ibraz edilmesi tenfiz için yeterlidir. (Söz. 17. mad.). Kaldı ki verilen nafaka tedbir niteliğindedir ve iç hukukumuza da uygun bulunmaktadır. Daha sonra açılan boşanma davası yönünden de kesin hüküm oluşturmaz. Boşanmaya bakan hakimin Medeni Kanun'un 137. maddesi gereğince yabancı mahkeme ilamındaki nafakadan ayrı olarak her türlü tedbiri de alması imkan dahilindedir. Tenfize karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.
Sonuç: Gösterilen sebeple temyiz edilen kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna, 22.12.1995 tarihinde, oybirliği ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy