(743 S. K. m. 466/1, 502)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Saklı payını alamayan mirasçılar, tasarruf nisabını aşan teberrunun tenkisi için dava açabilir. (MK. m. 502) Vasiyeti yerine getirmekle yükümlü kişi de yapılan teberru tutarının tenkisini isteyebilir. (MK. m. 466/1) Kanunlarımızda ölüme bağlı teberruların ifa edilmeden tenkisinin istenemeyeceğini gösteren bir kural olmadığından vasiyetnamenin henüz ifa edilmemesinin sonuca etkisi yoktur. Defi yolu ile dermeyan edilme imkanının bulunması müstakil dava konusu yapılmasına engel değildir. O halde mahkemece tenkis isteğinin esasının incelenmesi ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine oybirliği ile karar verildi. 22.12.1995
Full & Egal Universal Law Academy