(743 S. K. m. 399, 424, 426)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Sulh mahkemesince oluşmuş vesayet kararı Medeni Kanunun 416 ve devamı maddelerindeki hükümlere göre sona erdirilebilir. Kısıtlamanın kaldırılması davasında görevli mahkeme Asliye Mahkemesidir. Bu yön gözetilmeden vesayet kararının yok hükmünde kabulü ile vesayete son verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Medeni Kanunun 399.maddesi uyarınca vasi dört yıl için tayin edilir. Dört yılın bitiminde vasinin itizar (özür) hakkı vardır. Vasi itizar etmemişse mahkemece vasinin değiştirilmesine (MK. 424) karar verilmemiş ise vasinin görevi devam eder. Kendiliğinde sona ermez. (Prof. Dr. H. V. Velidedeoğlu, Türk Medeni Kanunu 1965, sf. 512) Kaldı ki vasi halefi ise başlayıncaya kadar zaruri olan idari tasarrufları ifa ile mükelleftir. (MK. 426). Bu yönler gözetilmemesi de doğru değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA bozma nedenine göre sair yönlerin incelenmesine yer olmadığına oybirliği ile karar verildi. 11.01.1996 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy