(743 S. K. m. 454, 584, 608, 610)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: 1- Davalının murisin saklı payı giderme kastı bulunmadığına ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Medeni Kanunun 454/2. maddesinde sayılan haklar sosyal bir amaca yönelik olup tadadi değildir. Kanun vazı'ı miras payının dışında tuttuğu bu hakların mirasın paylaşılmasından önce terekeden ayrılmasını öngörmüştür. Murisin ölümünde henüz terbiye ve talimleri tamamlanmamış olan veya malul bulunan çocuklara taksim esnasında verilecek tazminat (MK. m. 608/2), (MK. m. 610) aynı nitelikte olup terekenin borçları arasında yer alması gerekir.
Murisin Cemile Bilgin isminde 07.04.1968 doğumlu çalışamayan malul bir çocuğunun bulunduğu ileri sürülmüştür. Bu çocuk için verilecek münasip bir tazminatın açıklanan nedenlerle tenkis hesabında göz önünde tutulmaması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Hükmün açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, kastın varlığında oybirliği ile bozma nedeninde oyçokluğu ile karar verildi.01.02.1996
MUHALEFET ŞERHİ
Medeni Kanunun 454.maddesi tasarruf nisabının hesaplanma biçimini terekeden nelerin indirileceğini sayarak göstermiştir. Bunlar ölenin borçları, cenaze masrafı, terekeyi mühürlemek ve defter tutma masraflarıdır. Miras bırakanın borçları mirasın açıldığı anda mamelekinde mevcut olan pasiflerdir. Kanun olguları sayarak göstermişse yorum sureti ile genişletilmesi olanaklı değildir.
Yorum kurallarına da aykırı düşer. Doktrindeki Medeni Kanunun 454.maddesindeki terekeden indirilmesini gereken kalemlere bazı giderlerin de eklenmesine dair düşünceler dilek niteliğindedir. Yasanın yeniden düzenlenmesi halinde göz önünde bulundurulması istemi biçimindedir. Doktrinde Medeni Kanunun 454.maddesinde sayılan kalemlere ilavesi istenen giderler; tenfiz memuruna ödenecek ücret, vasiyetnamenin açılması terekenin resmen idaresi masrafları olarak gene sayarak gösterilmektedir. Tasarruf nisabının hesabında terekeden indirilecek giderlerin sayılmasında pratik zorunluluk da vardır. Uygulamada tenkis davalarının yıllarca sürdüğü bilinmektedir. Kanun koyucu bu davaların sürüncemede kalmaması için bir yoruma yer bırakmak istememiştir.
Diğer yandan teknik olarak da Medeni Kanunun 608 ve 610 maddelerinde gösterilen hakların tasarruf nisabı hesabında terekeden indirilmemesi gerekir. Medeni Kanunun 608 ve 610.maddeler Kanunun taksimin nasıl yapılacağına dair olan fasılında yer almıştır. Taksimde payların denkleştirilmesi ile ilgilidir. Özellikle ana baba ile birlikte yaşayan ve ivazından sarahaten feragat etmeksizin kendi sayını ve iradını aileye tahsis eden reşit evlada tazminat ödenmesi isteğe bağlıdır. Anlaşmazlık halinde bir hükümle belli olacaktır. Emredici bir kural yoktur. İlgilisinin isteyip istemeyeceği belli olmayan bir alacak terekeden indirilemez.
Bunların yanında tasarruf nisabı hesabında Medeni Kanunun 608 ve 610 maddelerinde gösterilen hakların terekeden indirilmesini kabul edip de bunlarla ayni nitelikteki Medeni Kanunun 584.maddesinde hüküm altına alınan Mirasçılar arasında cenin varsa anasının nafakaya muhtaç olması halinde musa mallardan yararlanma hakkının da terekeden indirilmesi gereğini kabul etmemek çelişki olmaktadır.
Açıklanan nedenlerle sayın çoğunluk görüşüne katılmıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy