(743 S. K. m. 918) (1086 S. K. m. 433)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1- Davacılar hükmü katılma yoluyla temyiz etmişlerdir. Ancak temyiz dilekçesi 15.11.1994 tarihinde tebliğ edildiği halde katılma yoluyla temyiz 10 günlük yasal süre geçtikten sonra 30.11.1994 tarihinde yapıldığından (HUMK. m. 433) Davacıların temyiz dilekçelerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davalı Hazinenin temyizine gelince: Suriye uyrukluların Türkiye'de bulunan taşınmaz malları üzerinde Bakanlar Kurulunun 13.11.1939 gün ve 2/10250 sayılı ve 18.11.1866 tarih 4/7104 sayılı kararname ile takyidat konulmuş olup her türlü tedavül ve üzerinde aynı hak tesisi yasaklanmış ve 01.10.1966 tarih 6/7104 sayılı kararname ile de bu mallara hazinece vasiyet edilmiştir. Yine aynı kararnamelerle taşınmazların Suriye uyruklu maliklerinin 13.01.1939 tarihinden sonra başka bir Devlet uyrukluğuna geçmiş olsalar dahi taşınmaz malları yönünden Suriye uyruklu ad ve itibar olunanlar hükmü getirilmiştir. O halde davacıların taşınmaz mallara ilişkin bu davayı açmakta hukuki yararları bulunmadığından davanın reddi gerekir. Bu yön gözetilmeden davanın kabulü ve yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
1- Davacıların katılma yoluyla temyiz dilekçesinin 1.bentte gösterilen nedenlerle REDDİNE
2- Davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 2.bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine oybirliği ile karar verildi.09.03.1995 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy