(743 S. K. m. 491)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı 17.09.1985 tarihli vasiyetname ile yapılan tasarrufun tenkisini talep ve dava etmiştir. Vasiyetnameye konu olan gayrimenkuller bilahare 05.03.1986 ve 28.03.1986 tarihli ölünceye kadar bakma akdi ile muris tarafından davalıya verilmiştir. Bu durumda vasiyetname konusuz kalmış olup (MK. m. 491) ölünceye kadar bakma akdi ile yapılan sağlar arası tasarruf hakkında açılmış bir tenkis davası bulunmamasına ve davada ıslah edilmemiş olmasına göre davanın reddi gerekirken kabulü doğru görülmemiştir.
Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oyçokluğu ile karar verildi. 14.03.1995
MUHALEFET ŞERHİ
Davacı 1985 yılında yapılmış olan vasiyetin iptalini veya tenkisini kademeli olarak istemiştir. Miras bırakanın vasiyet konusu taşınmazları aynı kişiye (davalıya) 1986 yılında ölünceye kadar bakma karşılığı sağlar arası bir kazandırma ile devir ettiği anlaşılmaktadır.
Davacılar davalıya yapılan temlikin indirime (tenkis) tabi tutulmasını amaçlamışlardır. Olayları anlatmak tarafa hukuki niteleme ise hakime aittir. Hakim Hukuki nitelemeyi değerlendirmiştir.
Davalı sağlar arası işleme dönüşen kazandırmaya karşı bir davanın bulunmadığını iddia etmemiştir. Davacının bu durum karşısında davasını ıslah etmemiş olması dava ekonomisi yönünden sonuca etkili olmamalıdır. Zira amaç, davalıya yapılan kazandırmanın yasal sınıra çekilmek üzere indirime tabi tutulmasıdır. Bu itibarla hükmün doğru olduğu ve onanması gerektiğini düşünüyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy