(743 S. K. m. 119)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1- Medeni Kanunun 119. maddesindeki süre hak düşürücüdür. (Y.2.HD. 09.09.1968 tarihli 4328 - 4943 sayılı kararı) Tarafların 22.07.1991 tarihinde evlendikleri ve ortaya konan fesih sebebinin niteliği gözönünde tutulduğunda 6 aylık hak düşürücü süre geçmiştir. Kadının açtığı evliliğin feshine ilişkin davanın bu sebeple reddi gerekirken cevabın süresinde olmadığından ve söz konusu sürenin zaman aşımı süresi niteliği bulunduğundan söz edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
2- Kocanın açtığı boşanma davasına gelince: Evlenmenin sosyal amacı yanında, belki de daha önemli olarak nesli devam ettirme ve cinsel arzuları tatmin etme gayesi de vardır. Kocanın normal yapıda olmasına rağmen, uzun evlilik süresi içinde tarafların cinsel ilişki kuramadıkları, kızlık muayenesine dair rapordan anlaşılmaktadır. Bu hal evlilik birliğini temelinden sarsar. Aylarca cinsel ilişkinin başarılamamış olması karşısında ne zaman gerçekleşeceği belli olmayan ve ondan sonrada devam edip etmeyeceği şüpheli bulunan cinsel birleşmeyi beklemek tarafları psikolojik çöküntüye iter ve hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu olguda taraflardan birine tam kusur izafesi mümkün olamaz. Bu koşullar altında tarafların evlilik birliğini devam ettirmesi beklenemez. Aile birliğinin temelinden sarsıldığı kabul edilerek boşanmaya karar verilmesi gerekirken davanın reddedilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Temyiz edilen kararın gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliği ile karar verildi. 03.04.1995 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy