(743 S. K. m. 272, 298) (1086 S. K. m. 443)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle, duruşma için tayin olunan bütün tebligata rağmen taraflar gelmedi. Tarafların sonradan gönderdikleri dilekçelerle davacı Nermin'in davasından ve davalı Ertuğrul'un da temyiz isteğinden feragat ettikleri görüldü. İşin incelenerek karara bağlanması duruşmadan sonraya bırakıldı. Dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Aile ve şahsın hukukuna ait hükümler kesinleşmedikçe icra olunamaz (HUMK. m. 443). Hüküm davalı tarafından temyiz edilmiş olduğuna göre velayetin düzenlenmesine dair hüküm kesinleşmemiştir. Temyiz aşamasında hüküm kesinleşmeden davacı davasından feragat etmiş olmakla vaki davadan feragata göre bir karar verilebilmesi mahalli mahkemesinin görevidir.
Ne var ki evlilik dışı doğan çocukların bir karar verilene kadar velayetleri askıdadır. Tanıma ile velayet kurulmuş olmaz. Hakim çocuk için velayetin düzenlenmesi dahil gerekli himaye tedbirlerini resen almaya mecburdur (MK. m. 272 ve devamı m. 298). O halde velayetin mevcut duruma göre yeniden düzenlenmesi yada sair koruma tedbirlerinin alınması için hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oyçokluğu ile karar verildi. 06.06.1995
MUHALEFET ŞERHİ
Her davada olduğu gibi temyiz davasından da mümeyyiz feragat edebilir. Mümeyyizin feragatı kesin hükmün sonucunu doğurur (HUMK. 95/1) ve Yargıtay'da temyiz incelemesi için dava engeli oluşturur. Yargıtay'ın temyiz incelemesi sırasında her davada sıfattan sonra inceleyeceği ilk şey dava maniinin olup olmadığıdır. Karar davalı tarafından süresinde temyiz edildikten sonra, davacı davasından feragat etmiş, arkasından da davalı da temyiz (isteğinden) davasından feragat etmiştir. Yargıtay'da ilk incelenecek konu, temyiz davasında dava manii olduğundan, temyiz dilekçesinin feragat sebebiyle reddi gerekir.
Davanın velayete ilişkin olması sonucu değiştirmez. Velayet konusunda resen hareket zorunda olan hakim (MK. 298, 311, 312, 313, 272, 273, 274 ve 275) bu dava ile bağımlı olmaksızın gerekli tedbirleri alabilir.
Bu sebeplerle sayın çoğunluğun bozma yönünde oluşan görüşüne katılmıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy