(1086 S. K. m. 440, 442)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda, mahalli mahkemece verilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle; dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Medeni Kanunun 134/son maddesi gereğince boşanmaya karar verilebilmesi için, daha önce açılan ve reddedilen davanın kesinleşmesinden itibaren üç yılın geçmesi ve bu sürede evlilik birliğinin yeniden kurulmamış olması gerekir. İncelenen Konya İkinci Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1990/403-1010 sayılı redle sonuçlanan boşanma davasında verilen karar, 25.3.1991 tarihinde Yargıtay'ca onanmış, onama kararı taraflara tebliğ edilmemiştir. Taraflar sadece HUMK.nun 442/A maddesi gereğince Yargıtay kararının sonucu bilgi yönünden bildirilmiştir. Yargıtay kararlarına karşı, tefhim veya Hukuk Usulü Mahakemeleri Kanununun 442/A maddesi gereğince yapılan bildirim, HUMK.nun 440 maddesinde gösterilen Yargıtay ilamının tebliği sonucunu doğurmaz. Bu sebeple bu dosyada verilen karar henüz kesinleşmemiş olup, üç yıllık fiili ayrılık süresine esas alınmaz.
O halde, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü, usul ve kanuna aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen kararın gösterilen sebeple (BOZULMASINA), temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, duruşma için takdir olunan (6.000.000) lira vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 20.6.1995 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
* Yargıtay'ca onanan veya bozulan hükümlerin ilgililerine tebliği ile karar düzeltme süresi başlar. Olayla ilgili HUMK.nun 442/A maddesinin 3. fıkrası; "tebliğ ve bildirme giderleri temyiz dilekçesiyle birlikte temyiz isteğinde bulunandan peşin olarak alınır" şeklinde düzenlenmiştir. Yasal düzenleme tebliğ ile sonuç bildirmeyi aynı düzeyde kabul etmiş ve sürelerin başlamasına esas almıştır. Belirtilen maddede ayrıca hüküm sonucunun bildirilmesine ilişkin açıklama bulunmamaktadır. Bu husus Yönetmeliğin 52. maddesiyle de açıkça doğrulanmıştır.
İlam harcını düzenleyen madde (Harçlar Yasası m. 130 ve Yönetmelik m. 54), ilamın ilgilisine verilmesini, ilam harcının verilmesine tabi tutmuştur. Harç yükümlülüğü bulunmayan taraf için de durum aynıdır. Hükmün Yargıtay ilgili Dairesince onaylandığının tebliği, sürelerin işlemeye başlaması için yeterlidir. Bu itibarla, sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy