(743 S. K. m. 484, 501, 535, 536, 537, 538, 539, 541, 633, 642) (Tapu Sicili Tüzüğü m. 21) (YHGK 07.07.1993 T. 1993/2-392 E. 1993/508 K.)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Taraflar arasındaki vasiyetnameye dayanan şahsi hakka dayalı tapu iptali ve tescil davasının yargılaması sonunda verilen kararın davalı tarafından temyizi üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda
Vasiyetnameyi düzenleyen Sulh Hakimi, noter veya memur aslını ya da onaylı örneğini saklamakla yükümlüdür (MK. 484). Saklama yükümlülüğü ölüm zamanına kadar hatta ölümün öğrenilmesine kadar devam eder. Ölüm zamanında çıkan vasiyetname iptalini gerektirir bir eksiklik içinde olsa bile, hemen Sulh Mahkemesine verilir. Bu yükümlülük vasiyetnameyi yanında bulunduran herkes için geçerlidir. Vasiyetnameyi alan Hakim tereke için derhal gerekli önlemleri alır (MK. 535). Vasiyetnameyi açar (MK. 536). Bundan sonra mirasta hak sahibi olanların herbirine vasiyetnamenin kendilerini ilgilendiren bölümlerini tebliğ eder (MK. m. 537). Vasiyetle mirasçı seçilmiş olup da hakları yasal mirasçılar veya tarihi eski olan bir kazandırma ile hak sahibi olanlar tarafından açıkça itiraza uğramayan kimseler tebliğden bir ay geçtikten sonra Sulh Hakiminden mirasçılıklarını gösteren bir resmi belgenin verilmesini isteyebilirler (MK. 538).
Bunlar da Kanuni mirasçılar gibi mirasbırakanın halefi olurlar ve terekeye dahil hakları başkaca bir işleme tabi olmadan kendiliğinden iktisap ederler. (MK. 539/2). Ancak Vasiyetname ile kendilerine muayyen mal vasiyet edilenler aynı durumda değillerdir. Bunlar vasiyet yolu ile terekeden şahsi bir hak edinirler (Vasiyeti tenfiz memuru). Vasiyeti ifa ile mükellef olan varsa ondan, yoksa kanuni ve mansup mirasçılardan muayyen şeyin teslimini isteme hakkına sahiptirler (MK. 541). Kendilerine muayyen mal vasiyet edilenler Medeni Kanunun 633.maddesinden yararlanamayacakları gibi, kanuni ve mansup mirasçıların Tapu sicil memuru önünde mülkiyeti nakleden bir irade açıklamaları olmadan tapuda işlem yapılamaz. Bunun dışında Medeni Kanunun 541 ve 642.maddesi uyarınca mülkiyetin kendisine aidiyeti hakkında alacağı ilam üzerine hakim tarafından tescilin icrası için yazılan bir tezkere ile vasiyetnameyi ibraz ederek taşınmaz malın lehtar adına tescili sağlanabilir. (07/06/1994 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Tapu Sicil Tüzüğü m. 21)
Butlan def'i her zaman dermeyan edilebilirse de (M.K. 501/2 vasiyetnamenin iptal davası, davacısının ölüme bağlı işlemin geçersizliğini öğrendiği günden bir yıl ve her halde vasiyetnamenin açıldığı tarihten beş sene geçmekle zamanaşımına uğrar ( M. K. m. 501). Şu halde vasiyetname ile oluşan hakka karşı açılacak davaların zamanaşımının başlaması vasiyetin açıklanan kurallara uygun olarak açılmasına bağlıdır. Açma işlemi bu yöndende önem taşır.
Her ne kadar vasiyetnamenin yeterli kabulü için Sulh Hakiminin onayı gerekmez ise de hükümlerinin yerine getirilebilmesi için öncelikle Sulh Hakimi tarafından yukarıda açıklanan şekilde açılıp itiraza uğramamış olması gerekir. (YHGK. 07/07/1993 günlü 392-508 sayılı kararı)
Somut olayda vasiyetnamenin usulüne uygun olarak açılıp açılmadığı anlaşılmamaktadır. Bu konuda taraflardan bilgi istenmesi sonucuna göre işlem yapılması gerekir.
Bu hususların gözetilmemesi eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Temyize konu hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin şimdilik inceleme dışı bırakılması temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oybirliğiyle karar verildi. 15.05.1995
Full & Egal Universal Law Academy