(743 S. K. m. 346, 347, 404, 405, 407, 427, 429, 430, 432) (1086 S. K. m. 427)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Vesayet bir kamu kurumudur. Vasiyi mahkemeler tayin, teftiş ve murakebe eder. Vasi bir memur gibidir, mahkemece azlolunur ve bazı hallerde istifa edebilir.
Vesayet uzuvları vesayet daireleri ile vasi ve kayyımlardır (M.K. md. 346). Vesayet daireleri Sulh ve Asliye Mahkemeleridir (M.K. md. 347).
Kanunun öngördüğü koşulların oluşması sonucu bir şahıs hacredilip vasi tayin edilince, vesayet altındaki şahsin mallarının yönetimi ve mahcurun temsili için vasilerin tasarrufları da şikayete konu olabilir, yada vesayet makamlarının kendiliginden müdahalesini gerektirenler olacaktır. Böyle bir durumda vesayet makamları olan Sulh Hakimlerinin veya Asliye Hakiminin aldığı kararların temyizi kabil bir kazai karar olup olmayacagı tartışma konusudur. Her şeyden önce vesayet uzuvları olan vasilerin, Sulh Hakiminin ve Asliye Hakiminin ödevleri ve hakları ile ilgili Medeni Yasa hükümlerini incelemek gerekmektedir.
Medeni Kanunumuzun on birinci babında vesayetin idaresi, on ikinci babında vesayetin hitamı düzenlenmektedir. Bu hükümler birlikte incelendiği zaman vasinin vazifeleri yanında haklarının da olduğu, vesayet makamlarının alacakları kararların yönetsel kararlar olduğu açıkça görülmektedir.
Sulh Mahkemesinin vasiyi azil yetkisi yoksada ona işten el çektirmek (M.K. 427 ve 430) ve azlini Asliye Mahkemesine teklif yetkisi olduğu gibi vasinin verdigi raporları da ret yetkisi (M.K. 407) vardır. Sulh Mahkemesi tedbir olarak Medeni Kanunun 407/2. madde hükmünce vasiye talimat verebilir, vasiye ihtarda bulunabilir, vasiyi para cezasına mahkum edebilir (M.K. md. 429). Sulh Hakiminin işaret edilen ve benzeri yetkileri kullanması vasiye vesayet işlerini daha iyi gördürmeye yöneliktir. Sulh Hakiminin bu işlemlerine ve kararlarına karşı Asliye Hakimi nezdinde itiraz ve şikayette bulunulabilir (M.K. 432, 404/2 Y.2.H.D'nin 17.12.l993 günlü ve 9999/12403 sayılı kararı).
Mahkemelerin kazai mahiyetteki nihai kararları temyiz edilebilir (HUMK. 427). Vesayet işi belkide yıllarca sürmektedir. Vesayet makamları vasiler üzerinde tayin ve azil mercii olarak, şikayet merci olarak tetkik, tedbir mercii olarak kararlar almaktadır. Bunlar vesayet işlerinin daha iyi yürümesi için alınan idari nitelikte kararlar olup, ihtilafı nihai olarak çözmezler. Bu halleri ile temyiz incelemesine tabi olamazlar.
Somut olayda vasi Medeni Kanunun 405 maddesine göre Sulh Mahkemesinden izin istemiş istek reddedilmiştir. Sulh Hakiminin bu kararı yukarıda açıklanan idari kararlardan olup, denetim mercii kanunda açıkça gösterildigi üzere Asliye Hakimidir.
Sonuç: Sulh Mahkemesinin Medeni Kanunun 405 maddesi uyarınca vaki izin istegini reddi kararı itirazı kabil olduğundan dilekçenin görev yönünden reddine, dosyanın mahkemesine geri çevrilmesine oybirligiyle karar verildi. 23.10.1995
Full & Egal Universal Law Academy