(743 S. K. m. 161, 162)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
28.12.1992'de açılan boşanma davası redle sonuçlanmış ve 21.5.1995'te kesinleşmiştir. Bu dava ise 7 Şubat 1995'te açılmış olup müstakil nafaka isteğine ilişkindir. Aradan uzun süre geçmiş olmasına göre davacı boşanma davasından önceki olaylara dayanamaz boşanma davası kesinleştikten sonra davacının ayrı yaşamını haklı kılacak bir olay ortaya konmamıştır.
Karı Kocadan biri; aile vazifelerini ihmal eder, yahut diğerini tehlikeye, hacalete veya zarara maruz bırakırsa müteessir olan taraf hakimin müdahalesini talep edebilir.
Hakim, kabahatli olan tarafa vazifelerini ihtar eder ve bu semeresiz kalırsa birliğin menfaatini siyan eten Kanunda muayyen tedbirleri ittihaz eyler (M.K. 161)
Karı kocadan her biri, müşterek hayatın devamı yüzünden, sıhhati, şöhreti veya işinin terakkisi ciddi surette tehlikeye düştüğü müddetçe ayrı bir mesken edinebilir (M.K. 162/1)
Karı kocadan biri talep eder ve ayrı yaşamak keyfiyeti haklı olursa, Hakim hangisi tarafından diğerinin iaşesi için ne miktar muavenette bulunulacağını tayin eder (M.K. 162/3)
Davacı, boşanma davası açılması sebebinin dışında diğer sebeplerle ayrı yaşama hakkının doğduğunu, bu yaşama tarzında haklı olduğunu iddia ile eşinden nafaka istemektedir.
Yukarıda açıklanan kurallarda yer alan unsurların gerçekleştiği ısbat edilmedikçe dava kabul edilemez.
Bu yön gözetilmeden nafakaya hükmedilmesi doğru bulunmamıştır.
Davalının temyiz itirazının bu sebeplerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine bozma sebebine göre diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına oybirliği ile karar verildi. 25.09.1995 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy