(743 S. K. m. 507, 538, 539, 541)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Murisin tasarrufu şarta bağlı vasiyetname niteliğinde olup Medeni Kanunun 507/4.maddesi koşullarına tabi olmayıp mutlak tenkise tabidir. Diğer koşulları araştırıp tenkis isteği hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde isteğin reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oyçokluğu ile karar verildi.16.10.1995
MUHALEFET ŞERHİ
Tenkise konu taşınmaz ölünceye kadar bakıp gözetme koşulu ile ve şartlı olarak davalıya vasiyet edilmiştir.
Vasiyet başlı başına mülkiyet geçiren hukuki bir işlem değildir. Vasiyet gereğince mülkiyetin ne şekilde geçeceği Medeni Kanunun 538/541 maddesinde açıklanmıştır.
Vasiyetten yararlanacak olan davalı henüz mülkiyetin kendisine geçirilmesi konusunda yasal bir girişimde bulunmamıştır. O halde dava konusu şey henüz terekeden çıkmamıştır. Medeni Kanunun 439.maddesi gereği tereke ölümlü mirasçılarına geçer vasiyet lehtarlarına geçmesi belirtilen yasal kuralların yerine gelmiş olmasıyla olasıdır.
Tenkise konu edilebilecek kazandırmalar Medeni Kanunun 507.maddesiyle sınırlı olarak belirtilmiştir. Henüz terekede bulunan ve yasa gereği yasal mirasçılarına geçen dava konusu hakkında tenkis davası açabilme koşulları oluşmamıştır. Koşullar istihkak davası ile oluşabilir duruma gelebilir. Bu dava içinde tenkisin defi yolu ile ileri sürülmesi her zaman mümkündür.
Tenkis isteğinin red edilmiş olmasında bu nedenlerle yasal kurallara aykırılık yoktur. Hükmün onanması gerekir. Sayın çoğunluğun görüşlerine katılmıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy