(2675 S. K. m. 16) (743 S. K. m. 242)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: 1- Almanya mahkemesince verilen tenfizi istenen nesebin reddiyle ilgili ilamda bu davanın açıldığı tarih belirli değil. Nesep düzeltilmesine ilişkin davaların babanın düzeltme sırasındaki milli hukukuna tabi olduğu (2675 SY. md. 16) dikkate alınarak Davanın açıldığı tarihin tespit edilmesi nesebin reddi davasının süresinde olup olmadığının araştırılmaması (Mk. md. 242) doğru değildir.
2- Dava anne A.'nin hukukuna da etkilidir. Anne A.'ye davanın yöneltilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru değildir.
3- Bu davada küçüğün yararı, kayden ana ve babası olarak gözüken kişilerin yararları ile çatışmaktadır. Medeni Kanunun 376. maddesi uyarınca küçüğü bu davada temsil edilmek üzere kayyım atanmaması yanlıştır.
4- C. ile A. arasındaki boşanma dosyasının getirtilmesi, çocuğun kayyımına ve davaya dahil edilecek A.'ye delillerini bildirmek üzere imkan tanınması sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi ve davada hukuki yararı tartışmasız olan davacının hukuki yararının bulunmadığından söz edilerek tenfiz isteğinin reddi doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliği ile karar verildi. 25.11.1996
Full & Egal Universal Law Academy