(743 S. K. m. 161, 162) (HGK. 15.11.1995 T. 1995/2-767 E. 1995/967 K.)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalının aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazları yersizdir.
2- Karı kocadan biri; aile vazifelerini ihmal eder, yahut diğerini tehlikeye, hacalete veya zarara maruz bırakırsa müteessir olan taraf hakimin müdahalesini talep edebilir.
Hakim, kabahatli olan tarafa vazifelerini ihtar eder ve bu semeresiz kalırsa birliğin menfaatini siyaneten Kanunda muayyen tedbirleri ittihaz eyler (M.K. 161)
Karı kocadan her biri, müşterek hayatın devamı yüzünden, sıhhati, şöhreti veya işinin terakkisi ciddi surette tehlikeye düştüğü müddetçe ayrı bir mesken edinebilir (M.K. 162/1)
Karı kocadan biri talep eder ve ayrı yaşamak keyfiyeti haklı olursa, Hakim hangisi tarafından diğerinin iaşesi için ne miktar muavenette bulunulacağını tayin eder. (M.K. 162/3)
Davacı, boşanma davası açılması sebebinin dışında diğer sebeplerle ayrı yaşama hakkının doğduğunu, bu yaşama tarzında haklı olduğunu iddia ile eşinden nafaka istemektedir.
Yukarıda açıklanan kurallarda yer alan unsurların gerçekleştiği ispat edilmedikçe dava kabul edilemez. (Y.H.G.K. nun 15.11.1995 tarihli 95/2-767-967 sayılı kararı.)
Bu yön gözetilip boşanma davası retle sonuçlanmış 28.6.1995 tarihinde kesinleşmiş bulunmasına, davacı bu davada ayrı yaşama hakkının davam ettiğini kabule yeter bir delil getirmemiş olmasına göre kadının kendi yararına nafaka isteğinin reddi gerekirken nafakaya hükmedilmesi doğru bulunmamıştır.
Sonuç: 1- Davalının çocuğun nafakası yönünden temyiz itirazının reddi ile hükmün bu bölümünün ONANMASINA,
2- Davalının kadına tayin edilen nafaka yönünden temyiz itirazının 2. bentte açıklanan sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oyçokluğu ile karar verildi. 11.04.1996
MUHALEFET ŞERHİ
Davalı koca davalı hakkında Medeni Kanunun 132. maddesine dayalı dava açmış, davacı ihtar üzerine eve gelmiştir. Davalı koca bunun üzerine davacıyı evden kovmuş ve Medeni Kanunun 134/1. maddesine dayalı boşanma davası açmıştır. Kocanın açtığı her iki davası da haksız bulunması sonucu red edilmiştir.
Kocanın eşini eve kabul etmediği ve Medeni Kanunun 152. maddesiyle yükümlendiği görevlerini yerine getirmediği, red edilen davalarla sabittir. Kocası tarafından kabul edilmeyen kararın ayrı yaşamada haklılığını kabul eden mahkemenin kararı usul ve yasa hükümlerine uygundur. Zira davacı davalının hukuka aykırı davranışları sonucu birliğin dışına itilmiştir. Burada davacı yararına karine oluşmuştur. Karinenin aksinin kanıtlanması yükümlülüğü davalı kocaya aittir. Davalı karinenin aksini kanıtlayamamıştır.
Hükmün onanması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy