(2675 S. K. m. 13, 38) (403 S. K. m. 39)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda, mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; evrak okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanunun 13. maddesine göre; Boşanma ve ayrılık sebepleri ve hükümleri eşlerin müşterek millî hukukuna tabidir. Eşler ayrı vatandaşlıkta iseler, müşterek ikametgah hukuku; bunun da bulunmaması halinde Türk Hukuku uygulanır. Yasa hükmüne göre, öncelikle uygulanacak hukukun tespiti için tarafların vatandaşlığının, ayrı vatandaşlıkta iseler, müşterek ikametgahlarının belirlenmesi gerekir. Tenfizi istenen yabancı mahkeme ilamında, davacının Avusturya vatandaşı olduğu yazılı ise de, Reşadiye Çakmaz Köyü nüfus sicilinde kayıtlıdırlar. 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 39. maddesi uyarınca, vatandaşlıkta tereddüt halinde çözüm mercii İçişleri Bakanlığıdır. Şu halde, davacının Türkiye ve Avusturya vatandaşlıklarından hangisine sahip olduğu araştırılıp, sonucuna göre 2675 sayılı Kanunun 38 ve 14.09.1975 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Evlilik Bağına İlişkin Kararların Tanınmasına İlişkin Milletlerarası Sözleşmenin 3. maddesi de dikkate alınarak, tenfiz kararı verilip verilmeyeceğinin belirlenmesi gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı olduğu üzere karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine, 03.06.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy