(1086 S. K. m. 432/son, 434/2)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sounda, mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; evrak okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz dilekçesi verilirken, gerekli harç ve giderlerin tamamı ödenir. Bunların eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren hakim veya mahkeme başkanı tarafından verilecek yedi günlük kesin süre içinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı hususu temyiz edene yazılı olarak bildirilir. Verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkemece; kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verir. Bu kararın da temyiz edilmesi halinde, 432. maddesinin son fıkrası hükmü kıyasen uygulanır (HUMK. 434/2-432/son).
Mahkemece hükmü temyiz eden davalıya, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 434/2. maddesine uygun muhtıra 5.4.1996 tarihinde tebliğ edilmiş, masraf ise yedi günlük kesin süre geçtikten sonra 15.4.1996 tarihinde yatırılmıştır.
Kuşkusuz, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 2494 sayılı Kanunla değiştirilen 434/2. maddesine göre, verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verme yetkisi, hükmü veren mahkemeye aittir. Ne varki, asliye hukuk mahkemelerince verilen kararların yasal süre geçtikten sonra temyiz edilmesi veya temyiz kabiliyetinin bulunmaması, masraf ve harcın süresinde yatırılmaması halinde dosyanın yerel mahkemece temyiz isteminin reddine karar verilmeden Yargıtay'a gönderilmesi durumunda, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 2294 sayılı Kanunla değişik 434/2. maddesine göre, bu konuda bir karar verilmek üzere dosya mahalline geri çevrilmeden doğrudan doğruya Yargıtay'da da temyiz
isteminin reddine karar verilebileceği 1.6.1990 günlü ve 1989/3 esas, 1990/4 karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunca karara bağlanmıştır. Bu durumda, gösterilen sebeple temyiz isteminin reddi gerekir.
Sonuç : Temyiz dilekçesinin gösterilen sebeple (REDDİNE), 6.6.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy