(743 S. K. m. 372, 373, 374, 388)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06/07/1994 tarihli 2/384- 501 sayılı kararı münhasıran Medeni Kanunun 372.maddesi uyarınca itiraz üzerine verilen karara ilişkin olup Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22/12/1993 tarihli 2-384-870 sayılı kararla asliye hakiminin Medeni Kanunun 388/2.madde uyarınca ittihaz ettiği karar incelenerek bu nevi kararların temyizinin kabil olduğu ortaya konmuş olup asliye hakiminin Medeni Kanunun 388/2. maddesine göre verdiği kararların temyizinin kabil olduğuna sayın N. T. ve Ş. D. K.'nun muhalif oylarına karşın oyçokluğu ile karar verilip işin esası incelendi.
Hükmün esas yönünden incelenmesine gelince;
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun 13/b maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına oyçokluğu ile karar verildi. 01.07.1996
MUHALEFET ŞERHİ
Sulh Hakiminin, taşınmazın pazarlıkla satışa ilişkin kararları Medeni Kanunun 388/son maddesi gereği asliye mahkemesinin onayı ile geçerlilik kazanır. Sulh hakiminin denetimini sağlayan asliye mahkemesine ait kararlar kesindir. Temyiz edilemez. Medeni Kanunun 372-374 maddelerine göre sulh hakiminin onaya tabi kararlarıyla ilgili asliye mahkemesince verilen kararlarıyla kesin olduğu kabul edilmiştir. (HGK. 06/07/1994 2/384-501 S. kararı) Bu kabul şeklinin benzetme yolu ile somut olaya da uygulanması gerekir.
Bu nedenle sayın çoğunluğun 1.bentteki görüşlerine katılmıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy