(743 S. K. m. 112, 133)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle Medeni Kanunun 133. maddesinde öngörülen 3 yıllık sürenin başlangıcının evlenme akdinin icrasından önceye isabet etmesi davanın kabulüne engel teşkil etmemekte bulunmasına göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine peşin harcın mahsubuna oyçokluğuyla karar verildi. 24.09.1996
MUHALEFET ŞERHİ
Medeni Yasanın 133. maddesi Karı kocadan biri üç seneden beri devam eden bir akıl hastalığına duçar olup da bu hastalık müşterek hayatın devamını diğer taraf için çekilmez hale koymuş ve şifası kabil olmadığı dahi ehlihibre tarafından tasdik edilmiş bulunursa o taraf her zaman boşanma davasında bulunabilir hükmünü getirmiştir.
Maddede geçen duçar kelimesinin Türkçe karşılığı yakalanmış anlamındadır. Karı koca nitelendirmesi ise evlilikten sonraki dönemi kapsar. Bu nedenle yasada öngörülen üç yıllık sürenin başlangıcı evlenmeden sonraki döneme aittir. Bu sürenin evlenme akdinin icrasından önceki tarihlere çekilmesi yasanın lafzına ve ruhuna aykırıdır.
Medeni Kanunun ikinci kitabının dördüncü babında düzenlenen diğer boşanma sebeplerinin tümünün boşanmadan sonra oluşan olaylara ilişkin oluşu da kanun vazıının evlenmeden önceki olayları boşanma sebebi kabul etmediğinin açık delilini oluşturur. Diğer taraftan eşlerden biri evlenme akdinin icrası sırasında bir akıl hastalığı veya daimi bir sebep neticesi mümeyyiz değilse evlenme akti mutlak butlanla geçersizdir. (MK. Md. 112/2)
Görülüyor ki; yasa evlenme esnasında var olan akıl hastalığını aktin feshi sebebi yapmış; evlenmeden sonra oluşan akıl hastalığını da boşanma özel nedeni kabul etmiştir. Evlenme hukuki bir birliktelik olup, birliğin saadetini temin için eşler şahsiyetlerini ve varlıklarını birbirlerine vakfetmek zorunda olduklarından eşlerden birinde husule gelen diğer hastalıklar boşanma sebebi kabul edilmemiştir. Ancak akıl hastalığı müşterek hayatın devamını çekilmez hale getirmiş ve iyileşmesi mümkün değilse, evlilikten sonra üç yıl devam etmesi koşulu ile boşanma sebebi olmaktadır. Böylece kanun vazıı hakları ve görevleri denkleştirerek diğer eşe boşanma davası açmak hakkı tanımıştır.
Taraflar 23.11.1992 tarihinde evlenmiş, bu dava 3 yıllık yasal bekleme süresi geçmeden 12.04.1994 tarihinde açıldığından dava koşulları oluşmamıştır.
Yasa koyucu sürenin evlenme aktinden önce başlayacağını isteseydi, özel boşanma hükümleri arasında akıl hastalığını koymaz ve hastalığın en az üç yıl sürmesi koşulunu çekilmezlik konusu dışında kabul etmez, çekilmez olsa dahi bunun için ayrıca üç yıl beklenmesi zorunluluğunu koymazdı.
Bu sebeplerle ve davanın reddi gerektiği kanısı ile değerli çoğunluk görüşüne katılmıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy