(1086 S. K. 83) (743 S. K. m. 502)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1- Vesayet ölümle sona ereceğinden davacı Ş. Öz vasisinin temyiz dilekçesinin sıfat yokluğundan reddi gerekmiştir.
2- Diğer davacı mirasçıların temyizine gelince;
Her dava açıldığı tarihteki mevcut duruma göre hükme bağlanır.
Dava muris Ş. Öz vasisi ve Ş.'nin bir kısım çocukları tarafından ehliyetsizlik nedenine hasren açılmış dosyada mevcut Adli Tıp Kurumunun 20.02.1995 tarih 621 sayılı raporu ile murisin 11.02.1993 temlik tarihinde hukuki tasarruf ehliyetinin bulunduğu belirlenmiştir.
Davacı mirasçıların dava tarihinde davacı sıfatları yoktur. Bu nedenle ıslah yoluyla davayı muris muvazaası sebebiyle tapu iptali ve olmadığı takdirde tenkis davasına dönüştürmeleri usulen mümkün değildir. Zira tenkis davası hakkı miras bırakanın ölümünden sonra doğan bir hak olduğu gibi, davacı murisin ıslah edebileceği bir husus varsa mirasçılar ancak o konuda halefiyet yoluyla ıslah hakkını kullanabilirler.
O halde yazılı gerekçelerle davanın reddi usul ve kanuna uygun değilse de, murisin açtığı asıl davanın hukuki ehliyeti bulunması mirasçıların murisle birlikte açtıkları davanın da sıfat yokluğu nedeniyle reddi gerektiğinden sonucu itibariyle doğru olan hükmün onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Vasinin temyiz dilekçesinin 1. bentte açıklanan sebeplerle reddine, diğer davacıların temyiz itirazlarının 2. bentte açıklanan sebeplerle reddi ile sonucu itibariyle doğru olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine peşin harcın mahsubuna oybirliği ile karar verildi. 17.10.1996 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy