(7201 S. K. m. 25) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Muhatabın bulunduğu ülke müsaade etmiş ise posta ile iadeli taahhütlü mektup biçiminde o ülkede bulunan Türk vatandaşına doğrudan tebligat yapılabilir.
Almanya ne ikili ne de 1965 tarihli tebligat sözleşmesi ile buna müsaade etmemiştir.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Davalının adresi Almanya'dadır. Dava dilekçesi, duruşmanın günü ile karar tebliğ işlemi iadeli taahhütlü mektupla yapılmıştır.
7201 Sayılı Tebligat Yasası tebligatların PTT aracılığı ile yapılacağı, tebligata esas belgelerin 2 nüsha olarak düzenleneceği ve PTT'ye verileceği, 25.maddesinde yabancı memlekette tebliğ o memleketin salahiyetli makamı veya kendisine tebligat yapılacak kimse Türk vatandaşı ise o yer siyasi memuru veya konsolosu vasıtasıyla yapılır hükmünü taşımaktadır.
Tebligatın yapılacağı yer olan Almanya ile yapılmış ikili anlaşma ve çok taraflı ile yine Lahey'de akdedilen hukuk usulüne dair sözleşmeye katılan Almanya, yabancı ülke tebligatları için eyaletlere göre bir merkezi makamı yetkili kılmıştır.
Lahey'de akdedilen 1965 tarihli tebligat sözleşmesi 09.09.1971 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti tarafından da onaylanmış ve 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe girmiştir. (23.03.1972 tarihli ve 17.06.1972 tarihli Resmi Gazete)
Sözleşmeler uyarınca Türk Vatandaşı olsa dahi, muhataba Almanya'da yapılacak tebligatlarda bu sözleşmeler kurallarına uymak zorunludur. 1965 tarihli tebligat sözleşmesinin 10.maddesinde muhatabın bulunduğu ülkenin itiraz etmemesi halinde posta ile ve iadeli taahhütlü mektup biçiminde tebligat yapılmasına müsaade edilmiş ise de, Almanya bu yolla tebligata müsaade eden ülkeler arasında yoktur.
Ne var ki davalıya iadeli taahhütlü mektupla doğrudan yapılan tebligat bizim iç hukukumuz yönünden de tebligat kanununa uygun değildir.
Bu itibarla usule ve yasaya aykırı olarak Almanya'da davalıya iadeli taahhütlü mektup postası ile doğrudan yapılan tebligat hukuki sonuç doğurmaz.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 73.maddesi iki taraf yasal kurallara uygun olarak davet edilip sav ve savunmalarını yapma olanağı sağlanmadıkça hüküm kurulamayacağını hükme bağlamıştır.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmadan esas hakkında hüküm kurulması bu nedenlerle doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliği ile karar verildi. 31.10.1997 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy