(743 S. K. m. 134)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığı'nın yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmiş olup evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı Halil İbrahim Güler tarafından açılan boşanma davasının, davalının kabulü doğrltusunda mahkemece kabul edildiği, kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanunu'nun 134/3. maddesine göre en az bir yıl sürmüş evliliklerde eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde, evlilik birliğinin temelinden sarsılmış sayılabileceği öngörülmüştür. Bu halde dahi boşanma kararı verilebilmesi için hakimin tarafları bizzat dinlemesi iradelerinin serbestçe açıklandığını kanaat getirmesi gerekmektedir.
Davanın 27.7.1995 tarihinde evlendikleri, dava tarihi olan 28.8.1995 gününde bir yıllık sürenin dolmadığı görülmektedir. Bu durumda taraf delillerinin toplanması birlikte değerlendirilmesi sonucunda evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olup olmadığının resen araştırılması gerekirken, sadece davalının kabulüne dayanarak hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA 10.12.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy