(1086 S. K. m. 34, 427, 443, 459) (1587 S. K. m. 31) (2797 S. K. m. 39)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemenin yukarıda gösterilen kararının temyizen ve Dairemizin 18.12.1996 tarihli ve 11110/13467 sayılı kararındaki maddi hatanın düzeltilmesine dair 10.7.1997 tarihli ek kararının yeniden mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün temyiz eden vekili avukat U. P. ve davacı vekili avukat T. T. geldi. Davalı vekili vekaletnamesindeki yetkiye istinaden Daire Kurulu'nu davaya bakmaktan çekilmeye davet ettiğine dair 23.12.1997 tarihli dilekçeyi verdi. Taraflar bu konuda açıklamada bulundular. Öncelikle bu konu incelendi ve tartışıldı. Hukuk Usûlü Muhakemeleri Yasası'nın 34/son maddesi uyarınca hakimi çekilmeye davet, hakimin reddi hükmünde olup, davalı vekilinin Daire Kurulu'nu toptan çekilmeye davet etmesi, Yargıtay Yasası'nın 39/son maddesi uyarınca Daire Kurulu'nun toplantılarını engelleyen toplu red niteliğinde olmakla, dinlenemeyeceğinden istemin reddine oybirliği ile karar verilip açık mürafaaya devam olundu. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kâğıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Davalı vekilinin Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 10.7.1997 tarih ve 11110/13467 ek sayılı kararına karşı, karar tashihi isteminin reddine ilişkin 16.9.1997 tarih ve 1997/364 esas sayılı Sarıyer 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kararının bu konuda inceleme ve karar verme yetkisi Yargıtay'a ait olduğundan, bu bölümünün kaldırılmasına, davalının karar düzeltme istemlerinin incelenmesine oybirliği ile karar verildi ve devam olundu.
2- Hukuk Usûlü Muhakemeleri Yasası'nın 459. maddesi gereğince Yargıtay tarafından verilen maddi hataların düzeltilmesine ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz (YHGK'nin 15.3.1969 tarihli, 1969/2-466-178 s. kararı) ve bu cümleden olarak karar düzeltme yoluyla yeniden inceleme istenemez (YHGK 14.1.1959 tarihli, T/5-2 s. kararı). Bu sebeple davalının karar düzeltme talebinin reddi gerekmiştir.
3- 16.9.1997 tarihli kararda yer alan boşanma kararının kesinleştirilmesine yönelik temyiz itirazına gelince;
Hangi kararların temyiz edilebileceği Hukuk Usûlü Muhakemeleri Yasası'nın 427. maddesinde gösterilmiştir.
Nüfus Kanunu'nun 31. ve Hukuk Usûlü Muhakemeleri Yasası'nın 443/son maddeleri uyarınca hakimin yaptığı işlem kaza-i nitelikte olmayıp temyizi kabil değildir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 28.5.1996 tarih ve 3427/5700 sayılı kararı).
O halde, bu yönden de temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
Sonuç: 1- Davalının karar düzeltme ve temyiz dilekçesinin 2. ve 3. bentlerde gösterilen nedenlerle REDDİNE,
2- Sarıyer 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 21.7.1997 tarih ve 1997/90 muhabere sayılı reddi hakim isteği konusunda oluşturduğu karara karşı vaki davacı vekilinin temyiz isteğinin inceleme yeri Yargıtay 20. Hukuk Dairesi olduğundan, dosyanın bu yönden inceleme yapılmak üzere 20. Hukuk Dairesi Yüksek Başkanlığı'na gönderilmesine, duruşma için takdir olunan 20.000.000.- lira vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 23.12.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy