(743 SK m. 134) (2675 S. K. m. 38)
Dava:Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar:Yabancı mahkemeden verilen kararın tenfizine karar verilebilmesi için hükmün kamu düzenine aykırı bulunmaması gerekmektedir (MÖHUK. Md. 38/c). 134/Son maddesine dayanarak tarafların boşanmalarına karar vermiştir. Bu kararın tenfizi istenilmiştir. Boşanmaya karar verilebilmesi için önce açılan davanın redle sonuçlanması, bu kararın kesinleşmesi, kesinleştiği tarihten başlayacak eşlerin en az üç yıl evlilik birliğini kurmak amacı ile bir araya gelmediklerinin gerçekleşmesi zorunludur. (MK. Md. 134/Son) Yabancı mahkemenin boşanmaya esas aldığı Çaycuma Asliye Hukuk Hakimliğinin 1993/33 esas sayılı kararının onanmasına ilişkin dairemizin hükmü davacıya (kocaya) tebliğ edilmediğinden kesinleşmemiştir. Bu yön kamu düzeni ile ilgilidir. Hakimin kendiliğinden dikkate alması da zorunludur. Açıklanan husus üzerinde durulmadan ULM aile mahkemesince verilen boşanma kararının tenfizi istenilemez. Davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine oyçokluğuyla karar verildi. 24.12.1997.
MUHALEFET ŞERHİ
Dava tenfiz isteğine ilişik olup dayanağı 2675 sayılı yasanın 38 ve 39. maddesidir.
Olayımızda davalı tenfize karşı çıkmıştır. Davalıya dava dilekçesi 31.12.1996 tarihinde tebliğ edilmiş tebliğden sonraki ilk celse 4.2.1997 tarihi olmasına göre itiraz 18.3.1997 tarihli dilekçe ile yapılmış olup süresinde değildir.
Kaldıki yabancı mahkeme kararının yanlış olduğu iddiasını ileri süren davalı bu iddiasını Alman üst mahkemelerinde ileri sürüp hakkını elde edemediğini ileri sürmemiş ve bu durumu ispat etmemiştir.
Mahkemece tenfize ilişkin verilen karar doğru olup hükmün onanması gerekir. Belirtilen sebeple sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy