(1086 S. K. m. 215) (7201 S. K. m. 20, 21, 32) (Tebligat Tüzüğü m. 28, 51) (YHGK 29.12.1993 T. 1993/18-778 E. 1993/876 K.)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda, mahalli mahkemece verilen hükmün temyiz edilmekle; evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Tebligat Yasası'nın 20, 21 ve özellikle tüzüğün 28. maddesi uyarınca muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan her biri gösterilen adreste bulunmaz iseler, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekir. Gösterilen şekil geçerlilik koşuludur (YHGK'nin 29.12.1993 tarihli, 1993/18/778-876 sayılı kararı). Oluyamızda, muhatabın ne sebeple adreste bulunmadığı tevsik edilmemiştir. Bu hali ile dava dilekçesinin ve duruşma gününün tebliğine ilişkin tebligat geçersizdir.
Ancak, davalı usulsüz tebligatı aldığını beyanettiğine göre cevap layihasının düzenlendiği 13.12.1996 tarihinde tebellüğ edildiğinin kabulü gerekmektedir (TK. m. 32, Nazimname 51). Duruşmanın atılı bulunduğu 20.12.1996 tarihi ile bu tarih arasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 215. maddesinde öngörülen on gnülük süre geçmemiştir. Savunma hakkı bu suretle kısıtlanmıştır. Mahkemece bu yön gözetilmeden işin esasının incelenmesi ve yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple (BOZULMASINA), bozma sebebine göre de diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine, 7.3.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy